YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11584
KARAR NO : 2009/10701
KARAR TARİHİ : 07.07.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 1.4.1989-30.9.1995 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre, davalı …K vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı 08 … 440 nolu ticari araç işyerinde 01.04.1989-30.09.1995 tarihleri arasında şöför olarak kesintisiz çalıştığını bildirerek kuruma bildirilmeyen sürelerin tespitini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı 08 … 440 nolu ticari araç işyerinde eksik bildirilen 1989/2. ve 1990/3. dönemler için 120’şer gün 1989/3. 1990/1,2. 1991/1,2,3. 1992/1,2,3, 1993/1,2,3, 1994/1,2,3, 1995/1. ve 2. dönemler için 60’şar gün ile 1995/3. dönem için 15 günlük sürenin cari prime esas taban ücrete tabi olarak çalıştığının tespiti ile bu sürelerin davacının diğer hizmet süreleri ile birleştirilmesine, karar verilmiş ise de; varılan bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesi olup yönetmelikle tesbit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurum’ca tesbit edilmeyen sigortalılar, çalışmalarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse bu çalışmaların Kurum’ca dikkate alınacağı belirtilmiştir.
Öte yandan 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesinde bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunlara destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı 8384 sigorta sicil nolu işyerinde 1.4.1989 tarihinde işe başladığına dair imzalı, fotoğrafsız, işe giriş bildirgesi 28.4.1989 tarihinde kayda alınmış , davalı 8384 sigorta sicil nolu işyerinden davacının 1.4.1989 tarihinden itibaren 30.9.1995 tarihindeki çıkışa kadar 1989 yılında 90 gün, 1990 yılında 120 gün, 1991 yılında 180 gün, 1992 yılında 180 gün, 1993 yılında 180 gün, 1994 yılında 180 gün, 1995 yılında 135 gün çalışmasının bildirildiği, davalı 8384 sigorta sicil nolu işyerinin 1989-1995 yılları arası dönem bordrolarının verildiği, davacının Kurumca düzenlenen hizmet cetvelinde gösterilen sürelerde çalışmasının bildirildiği, işyerinde başka çalışan olmadığı, ücret bordrosunun verilmediği, taşıt tanıtma kartının sorulmadığı, trafik ceza makbuzlarının olmadığı ve ilgili kurumdan araştırılmadığı, işverenin vergi kayıt ve beyannamelerinin süresi dolduğundan imha edildiğinin bildirildiği, Şoförler ve Otomobilciler Odasından çalışma karneleri 1997 yılında kaldırıldığından olmadığının bildirildiği, görülmektedir.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Çünkü davacı ve davalı işveren baba-oğul olup tespiti istenen dönemde başka bir çalışanın da olmamasına göre fiili çalışma olgusunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde kanıtlanması gerekmektedir. Gerçekten iş yeri bir ticari araç olmakla aracın sahibini ve çalışanları gösteren taşıt tanıtma kartı istenmemiş, imzalı ücret bordrosunun olup olmadığı araştırılmamış, davacı adına çalıştığı dönemlerde düzenlenmiş trafik ceza makbuzlarının bulunup bulunmadığı ilgili kuruluştan sorulmamıştır. İfadesi hükme esas alınan ve Artvin … Seyahat Firmasında şoför olduğunu söyleyen bir tane tanık anlatımı var ise de; bu tanığın davacıyla birlikte bu işyerinde çalışan, kayıtlara geçmiş kişilerden olmadığı gibi komşu işyeri çalışanı olduğunun da belli olmadığından, tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez.
Yapılacak iş, davacının tesbitini istediği 01.04.1989-30.9.1995 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak 08 … 440 plakalı araç tanıtım kartını dosyaya celbetmek, aynı araçta başkaca çalışan şoförlerin bulunması halinde tanık olarak beyanlarını almak, varsa ilgili dönemde trafik ceza tutanağı ve ya davacı adına kesilmiş akaryakıt faturalarını celbetmek, mahkemece daha önce dinlenen Artvin … Seyahat Firmasında şoför olduğunu söyleyen tanığın buna dair kayıt ve belgelerini dosyaya celbetmek ve Belediye zabıtasından tespiti istenen dönemde otogarda işletmecilik yapan davalı işverene komşu işveren veya kayıtlı çalışanların bu kayıtları celbedilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.