Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/13324 E. 2009/13332 K. 22.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13324
KARAR NO : 2009/13332
KARAR TARİHİ : 22.10.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 1.5.1997-1.1.2000 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dava, davacının 01.05.1997-01.01.2000 tarihleri arasında davalı apartman işyerinde kapıcı olarak çalıştığının tesbiti ile iş akdinin haksız feshi nedeniyle ödenmeyen işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının Evcen Site Yönetimi nezdinde geçtiği tespit olunan 01.01.1997-31.05.1999 tarihleri arasında 2 yıl 1 ay, 01.08.1999-31.12.1999 tarihleri arasında 5 ay hizmeti bakımından SGK (SSK) tarafından bu sürelerin dikkate alındığından bahisle davacının hukuki yararı olmadığından hukuki yarar yokluğundan yasal koşulları oluşmayan ve ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiş ve yazılı şekilde işçilik alacakları karar altına alınmış ve bu karar taraflarca süresinde temyiz edilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10 maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu bu nedenlerle özel bir duyarlılıkla yürütülmesinin zorunlu olduğu açıktır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, 10.09.2003 tarihli sigorta müfettişi raporu ile dava dışı olan 01.01.2000-09.09.2003 tarihleri arasındaki dönem yönünden davacının davalıya ait işyerinden sigortalılığı sağlandığı, anılan sigorta müfettişi raporuna istinaden davalı apartman işyerinin 01.01.2000 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, davacının tesbitini istediği dönemde 15.02.1997-10.04.1997 tarihleri arasında 40 gün (2431 sicil sayılı işyeri-Sema Apt. 1-2. Blok Yöneticiliği) ve 01.01.1999-05.05.1999 tarihleri arasında 125 gün (11000032 sicil sayılı işyeri-Karman İnşaat Ltd. Şti.) başka işyerlerinden çalışmalarının Kuruma bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemenin, davacının 01.01.1997-31.05.1999 tarihleri arasında 2 yıl 1 ay ve 01.08.1999-31.12.1999 tarihleri arasında 5 ay çalışmasının Kurum tarafından kabul edildiği gerekçesi dosya içeriğine uygun değildir. Aynı şekilde, davacının davalı işyerinde 01.05.1997-31.05.1999 tarihleri arası 2 yıl 1 ay ve 01.08.1999-01.09.2003 tarihleri arası 4 yıl 1 ay olmak üzere toplam 6 yıl 2 ay hizmet süresi esas alınarak işçilik alacakları hesabı yapılması da hatalıdır.
Somut olayda, apartman karar defterinde işyerinde kapıcı çalıştırılmasına ilişkin bir karar yer almamaktadır. Davacı, sigorta müfettişine verdiği 10.09.2003 tarihli ifadesinde, kendisinin ilk olarak 1997 yılında apartmanda çalışmaya başladığını, bu sırada apartmanın kaloriferini yaktığını, bunun dışında da inşaatlarda da zaman zaman çalışması olduğunu, işyerinde bulunmadığı zamanlarda eşinin yerine baktığını, 2000 yılı Ocak ayından itibaren de işyerinde sürekli çalıştığını beyan etmiştir. Dinlenilen taraf tanıkları da, davacının davalı işyerinde kapıcılık ve kalorifercilik yaptığını, bunun dışında başka apartmanların da kaloriferciliğini yaptığını belirtmişlerdir. Davacının davalı apartmana ait kapıcı dairesinde oturduğu sigorta müfettişi raporu, tarafların ve tanıkların beyanları ile sabittir. Davacı, 04.02.1998 tarihinde av tüfeği almak için Karaman Valiliği’ne verdiği dilekçesinde ev adresini Valide … Karaman (davalı apartmanın adresi) olarak bildirmiş ve yine Merkez Karakol Amirliği’nin 11.02.1998 tarih ve 274 sayılı yazısı ile av tezkeresi için yaptığı araştırmada davacının aynı adreste ikamet ettiği anlaşılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgeler, davacının beyanları ile tanık anlatımlarından davacının tesbitini istediği dönemde çalışma saatlerinin tamamında çalışmadığı anlaşıldığına göre, kısmi çalışma (part-time) söz konusudur.
Mahkemece yapılacak iş, işyerinin kapasitesi, niteliği, daire sayısı belirlenerek, gerektiğinde bilirkişi düşüncesine de başvurulmak suretiyle davacının günde kaç saat çalışmış olabileceği belirlenmeli, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç işgücüne karşılık olduğu hususu açıkça saptanmalı ve davaya konu dönemdeki başka işyerlerinden yapılan bildirimler de gözönünde tutularak çıkacak sonuca göre karar verilmelidir.
2-Kabule göre de, Sosyal Güvenlik Kurumu (SSK) birleştirilen işçilik alacakları davasında taraf olmadığı halde, işçilik alacakları davasındaki yargılama giderinden ve nispi avukatlık ücretinden diğer davalı ile birlikte sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırıdır. Aynı şekilde işçilik alacakları davasının ret edilen kısmı nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SSK) lehine davacıdan nispi avukatlık ücreti tahsiline karar verilmesi de isabetsizdir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılardan Evcen Site Yöneticiliğine iadesine, 22.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.