Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/13938 E. 2009/13704 K. 27.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13938
KARAR NO : 2009/13704
KARAR TARİHİ : 27.10.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1.11.1996 tarihinden itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile borcu bulunduğu yönündeki işlemin iptaline, isteğe bağlı sigortalılığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının 01.03.1986-05.02.1987 tarihleri arasında tarım … sigortalısı, 01.01.1991-01.02.2002 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun’a tabi isteğe bağlı sigortalı olduğunun ve 01.11.1996 tarihinden dava tarihine kadar tarım … sigortalısı olmadığının tespiti ile aykırı Kurum işlemin iptali ve 31.03.2006 tarihi itibariyle …’a 11.835.00 TL prim borçlusu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 01.11.1996 tarihinden itibaren tarım … sigortalısı olmadığının 01.01.1991-31.12.2000 tarihleri arasında SSK.’na tabi isteğe bağlı sigortalı olduğunun, 01.01.2001 tarihinden itibaren tarım … sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
Yapılan incelemede davacının 01.05.1981-31.01.1989 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi olarak zorunlu sigortalı çalışmalarının olduğu 01.01.1991-30.01.2002 tarihleri arasında SSK.’na tabi olarak isteğe bağlı SSK primleri ödediği, 01.03.1986 tarihinden 2926 sayılı Kanun’a tabi tarım … sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği, tarım kredi kooperatifi kaydının 03.04.1995-03.09.2005 tarihleri, ziraat oda kaydının 08.07.2004-07.11.2005 tarihleri arasında olduğu, ilçe tarım müdürlüğünden 2001,2002,2003,2004 yıllarında zirai amaçlı DGD kredisi aldığı, 29.07.1996 tarihli dilekçesinde tarımsal faaliyetine son verdiğini bildirdiği 17.02.1978 tarihinde tarım primi ödediği, 03.11.1977-03.07.1979 tarihleri arasında askerlik yaptığı süreyi borçlanarak primleri ödediği, davalı …’ca tarım … sigortalılığının 01.03.1986-05.02.1987 arasında kabul edilip (06.02.1987-31.01.1989 tarihleri arasında kısa süreleri SSK.’na tabi zorunlu sigortalı çalışmaları tespit edildiğinden) daha sonra tarım Kredi Kooperatif kaydı nedeniyle 01.1.1996 tarihinden devamı şeklinde … sigortalılığı devam ettirilerek 11.835.00 TL prim borcu çıkartıldığı görülmektedir.
Davacının 01.03.1986-05.02.1987 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık davalı Kurumun davacıyı tarım … sigortalısı saydığı 01.11.1996 tarihi ile dava tarihi arasındaki dönemde 01.01.1991-30.01.2002 tarihleri arasındaki 506 sayılı Kanun’a tabi isteğe bağlı primleri ödenen çakışan sürelerde hangi sigortalılığa öncelik verileceği ve davacının 01.11.1996 tarihinden dava tarihine kadar tarım … sigortalısı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Gerek 506 sayılı Yasa gerekse 2926 sayılı Yasa’ya göre bir sigortalının aynı anda birden fazla Sosyal Güvenlik Kurumu’na tabi sigortalı olması mümkün olmadığından isteğe bağlı sigortalılıkla zorunlu sigortalılığın çakışması halinde aslolan zorunlu sigortalılık olduğundan çakışan sigortalılık olarak adlandırılan bu sorun zorunlu sigortalılığa değer verilerek çözümlenir.
Somut olayda davacının 03.04.1995-03.09.2005 tarihleri arasında tarım Kredi Kooperatifi, 08.07.2004-07.11.2005 tarihleri arasında ziraat odası kaydının bulunması, zirai taşınmazlarının bulunması, 2001, 2002,2003,2004 yıllarında DGD alması karşısında 01.11.1996 tarihi ile dava tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık şartlarını taşıdığı anlaşılmakla aslolan zorunlu sigortalılık olduğundan davacı 01.11.1996 ile dava tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak kabul edilmeli ve bu dönemde çakışan 01.01.1991-31.01.2002 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığı iptal edilmelidir.
Ne var ki; 22.02.2006 gün ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 13.maddesi ile değişik 1479 Sayılı Kanunun Ek 19.maddesinde; “Bu Kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların bu sürelere ilişkin prim borçlarının Kurumca yapılacak bildirimde belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde daha önce prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle, prim ödemesi bulunmayan sigortalının ise tescil tarihi itibariyle sigortalılığı durdurulur. Prim borcunun ait olduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez…”
Aynı Kanunun 14 üncü maddesiyle 1479 sayılı Kanuna eklenen Geçici 26. maddesinde ise “Bu Kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, 31/3/2005 tarihi itibariyle beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalılar veya hak sahiplerinden bu sürelere ilişkin prim borçlarını yeniden yapılandırma talebinde bulunmayanlar veya yeniden yapılandırma talebinde bulundukları halde yapılandırma haklarını kaybedenler hakkında Ek 19 uncu madde hükmü uygulanır” denmektedir. Anılan maddeler uyarınca, …’la sigortalılık ilişkisi sadece kayıtlar düzeyinde kalan, prim ödemesi bulunmayıp, sigorta kollarından yararlanmayan, bu nedenle de Kurumla fiilen sigortalılık bağlantısı bulunmayanların sigortalılık sürelerinin durdurulması ve bu sürelere ilişkin sigorta primlerine Kurum alacakları içerisinde yer verilmemesi amaçlanmıştır. Ek 19.madde, bu kapsamda bulunan sigortalılara borçlarından imtina, bu yolla sigortalılık sürelerini değerlendirmeme, primi ödenen sigortalılık sürelerini ise, hizmet birleştirmesinde ya da …’dan yaşlılık aylığı tahsisinde kullanabilme hak ve olanağı vermektedir.
17.04.2008 gün ve 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun
73.maddesi ile eklenen 5510 Sayılı Kanunun geçici.17 maddesinde; “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.
Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır şeklinde düzenlenmiştir.
Bu düzenleme karşısında yapılacak iş; davacının 2926 sayılı Yasa’ya tabi prim ödeme cetveli getirtilerek davalı Kurumdan davacının yaptığı prim ödemelerinin hangi tarihler arasındaki sigortalılık süresini karşıladığını sormak 01.11.1996 ile dava tarihleri arasında 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunup bulunmadığını tespit etmek var ise primlerin karşıladığı sigortalılık süresi ve davacının talebi de (01.11.1996) gözetilerek sigortalılığını o tarih itibariyle durdurmak, o tarihten sonraki dönem yönünden davalı Kuruma prim borcu bulunmadığının tespitine karar vermek ve o dönemdeki 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığına geçerlilik tanımaktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.