Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/14995 E. 2009/14211 K. 03.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14995
KARAR NO : 2009/14211
KARAR TARİHİ : 03.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 18.3.2004-12.9.2005 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacının 18.3.2004-12.9.2005 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar edilmiştir.
Gerçekten bu tür hizmet tesbitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı-dava tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi olan bu tür davalarda özellikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa, işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık söz leri değerlendirilmeli ve dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde çalışan işyerinde kayıtlı bodro tanıkları ya da komşu ve yakın işyerlerinde çalışan kayıtlı tanıklar olması sağlanarak çalışma oluğusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21.634-532, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579, 2004/21-479-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Yapılan incelemede davalı işyerinin 1.7.1986 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, davacının çalışmasıyla ilgili olarak herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, işyerinde davacı ile ilgili belge bulunmadığı, dinlenen tanıklar …ile …davalı işyerinde davacı ile birlikte çalıştıklarını söylemiş iselerde bu tanıkların davalı işyerinde çalışan kayıtlı kişiler olup olmadığı araştırılmamış, bordroların ibrazı istenmemiş, bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğu görülmüştür.
Yapılacak iş davalı işyerine ait 2004-2005 dönem bordroları getirtilerek, işverenden varsa ücret bordroları istenerek ücret bordrolarında imzası olanlar varsa imza itirazı olmayanlar saptanarak, imzasını içeren süreler kadar, imzasız olan veya imzanın davacıya ait olmadığı anlaşılanlar yönünden dönem bordro tanıkları ve bordroları geçmiş komşu işyeri tanıkları tespit edilerek bilgilerine başvurulmak, dinlenen tanıkların bordro tanığı olup olmadıkları denetlendikten sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir. HGK 16.6.1990 gün 1999/21-510-527 30.6.1999 gün 1999/21-546-555, 5.2.2003 gün 2004/21-64, 15.10.2003 gün ve 2003/21-634-572 Esas ve karar sayılı kararlarında aynı yöndedir.
Mahkemece, bu madde ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şeklide hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 3.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.