Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/15000 E. 2009/14216 K. 03.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15000
KARAR NO : 2009/14216
KARAR TARİHİ : 03.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 21.5.1985- 24.9.2003 tarihleri arası ticari faaliyeti bulunmadığından 1479 sayılı yasaya tabi sigortalısı olmadığının ve 25.9.2003- 30.5.2003 tarihleri arası yaptığı prim isteğe bağlı sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 21.5.1985- 24.9.2003 tarihleri arasında ticari faaliyeti bulunmadığından 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olmadığının ve 25.9.2003- 30.5.2007 tarihleri arasında yaptığı prim ödemeleri nedeniyle isteğe bağlı sigortalı sayılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 14.11.1984- 20.5.1985 tarihleri arasında zorunlu … sigortalısı olduğuna, 25.9.2003 tarihinden sonra isteğe bağlı sigortalı sayılıp yatan primlerin isteğe bağlı sigortalılıkta değerlendirilmesine, artan prim mevcut ise bu kısmın davacıya iadesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 27.2.1985 tarihli bildirge üzerine vergi kaydı esas alınarak 14.11.1984 tarihi itibariyle kayıt ve tescil edildiği, 14.11.1984- 20.5.1985 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu 8.11.2005 tarihli prim ekstresine göre 8.11.2005 tarihine kadar sigortalı sayıldığı 2003 yılında yapılandırmadan istifade ederek prim ödediği en son prim ödemesinin l.l0.2005 tarihinde yapıldığı davacının ihtilaf konusu dönemde 1.4.1982- 1.8.1994 yılları arasında kesintili 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu görülmektedir.
… ile Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı’nın 20.5.2006 gün ve 26173 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 16.4.2006 tarih ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile tek çatı altında birleştirilmesine ve bu iki Kurumun Sosyal Güvenlik Kurumu’na devredilmesine bu Kanun gereğince Yönetim Kurulu oluşuncaya kadar devredilen kurumların yönetim kurullarının ilgili Mülga kanunları gereği görevlerini yapmaya devamı edecekleri, yasanın yürürlüğe girdiği tarihte bu Kurumların tüm personelinin de görevleri ile birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu’na devredildiği bildirilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu çatısı altında SSK ile … devredilen kurumlar sıfatıyla varlığını sürdürmekte iken 24.11.2006 tarihinde olağanüstü genel kurulda yapılan seçim sonucunda yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi ve toplanması için gereken en az altı üyeden daha fazla üye göreve başlamakla devredilen kurumların tüzel kişilikleri sona ermiştir. Şu durumda davanın açıldığı 20.6.2007 tarihinde davada yasal hasım Sosyal Güvenlik Kurumu’dur. Ne var ki dava dilekçesinde dava tüzel kişiliği sona eren …’ne yönetilmiş, Sosyal Güvenlik Kurumu’na devredilen tüzel kişiliği sona ermiş … avukatı …’nden aldığı vekaletname ile davaya katılmış ve yalnızca davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalığı yönünde beyanda bulunmuştur.
Yapılacak iş; öncelikle Sosyal Güvenlik Kurumu avukatı olan E.Ahmet Kalyoncu’ya bu Kurumdan alınmış vekaletnamesini ibraz etmek ve davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaları konusundaki beyanlarını almak suretiyle yargılama devam olunarak çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde noksan inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması usul ve yasa’ya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki itirazların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 3.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.