Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/15339 E. 2009/13303 K. 22.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15339
KARAR NO : 2009/13303
KARAR TARİHİ : 22.10.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde Kasım 1996-Ağustos 2005 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava, davacının davalı işyerinde Kasın 1996 tarihi ile Ağustos 2005 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak kesintisiz çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile,davacının talep ettiği dönemler içinde yer alan Çıraklık Eğitim Merkezinde bulunduğu 01.11.1997- 01.09.1998/01.11.1998-01.10.2001 tarihleri arasındaki dönemler eğitim merkezi tarafından kuruma zaten bildirildiğinden ve bu konuda ihtilaf bulunmadığından bu dönem için esasa ilişkin hüküm kurulmasına yer olmadığına,davacının Çıraklık Eğitim Merkezindeki eğitimden sonra davalı …’ye ait alüminyum doğrama işyerinde 02.10.2001-21.05.2004,28.08.2004-01.08.2005 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine,diğer davalı … hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine,karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı işverence davacı adına işe giriş bildirgesi verilmediği, hizmet cetveline göre 08.09.2005-2006/4. ay arasında farklı işyerinde 233 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu SSK’lı çalışmasının bulunduğu,Çıraklık Eğitimi unvanlı işyerinden 25.11.1997 ve 01.11.1998 tarihlerinde iki ayrı işe giriş bildirgelerinin Kuruma verildiği, dinlenen tanıklardan Nazmiye Karasabinağaoğlu’nun davalıya ait işyerinde 2004/12. ay ile 2005/8. ay arasında çalıştığı ,bordro tanığı olduğu, diğer tanıkların bordro tanığı olmadıkları, davacının Çıraklık Eğitim Merkezi dosyasının gelmediği,staj dönemindeki çalışmalarının SSK hizmet cetvelinde sigortalı çalışma olarak görünmediği,21.05.2003-21.08.2004 tarihleri arasında askerlik yaptığı,askerlik dönüşü işe başlama tarihi ile ilgili bordro tanığı yada komşu işyeri tanığı dinlenerek tesbit yapılmadığı,1998-2005 yılları arasına ait dönem bordrolarının geldiği, bordrolarda davacının çalışmasının görünmediği, işyeri dosyasının mahkemece istenmesine rağmen işverence dosyaya sunulmadığı görüşmüştür.
Gerçekten, davacının 11.1997-01.09.1998/01.11.1998-01.10.2001 tarihleri arasında 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu kapsamında bulunduğunun anlaşılması karşısında, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 3/II(B) bendine göre özel kanunda nitelikleri belirtilen çırakların, çıraklık devresi sayılan süre içerisinde malullük, yaşlılık, ölüm sigortaları hükümlerine tabi olamayacakları ve bu hükmün sonucu belirtilen sürelerin sözü edilen Yasanın 108. maddesinde de gösterilen sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuş sa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda 2004/12. ay ile 2005/8. ay arasına yönelik talep dışında kalan kabulüne karar verilen diğer dönemlere ilişkin dinlenen tanıkların yukarıda belirlenmiş şekilde resmi kayıtlara geçmiş ve davacı ile aynı dönem çalışmış komşu işyeri çalışanları olduğu gösteren kayıtları getirtilmediği gibi davalı işyeri dönem bordrolarında yer alan tanıkların da dinlenmediği,davacının 21.05.2003 tarihinde askerlik yapmaya başladığı ve 21.08.2004 tarihine kadar askerlik yaptığı dosyadaki belgelerden anlaşılmasına rağmen 21.05.2003-21.05.2004 tarihleri arasında askerlik süresi ile çakışacak şekilde tesbit kararı verildiği, Çıraklık Eğitim Merkezi dosyasının gelmediği,staj dönemindeki çalışmalarının SSK hizmet cetvelinde sigortalı çalışma olarak görünmediği halde bu döneme ilişkin talebin reddi yerine,01.11.1997-01.09.1998/01.11.1998-01.10.2001 tarihleri arasına yönelik talep ile ilgili olarak ihtilaf bulunmadığından esasa ilişkin hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılacak iş; davacının askerlik süresi ile çakışan 21.05.2003-21.05.2004 tarihleri arasındaki döneme ilişkin taleplerini reddetmek, esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilen dönemde davacı çırak olduğundan ve bu dönemle ilgili dosyada bilgi ve belge bulunmadığından talebin reddine karar vermek, askerlik dönüşü işe başlama tarihi ile ilgili ve 2004/12. ay ile 2005/8. ay arası haricindeki dönemlere ilişkin olarak,Kurumdan getirtilen uyuşmazlık dönemlerine ait dönem bordrolarında isimleri yer alan bordro tanıklarını dinlemek, bordro tanıkları beyanlarının yeterli olmadığı durumda, komşu işyeri tanıkları olarak dinlenen tanıkların da komşu işyerlerinde çalıştıklarını gösteren kayıtlarını getirtmek, kayıtlarının bulunmadığı yerde davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek zabıtaca komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlar tesbit edilip beyanlarına başvurmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.