YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16244
KARAR NO : 2009/14187
KARAR TARİHİ : 03.11.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Sosyal Güvenlik Hukuku İle İlgili Tespit Davaları
KARAR
Davacı ,09.03.2007 tarihli dilekçesi ile 07.12.2004 tarihine kadar prim borçlarını ödeyip tahsis talebi ile kuruma başvurduğunu, esnaf odası kaydının geçerli olmadığı belirtilerek tahsis talebinin reddedildiğini , 09.02.2007 tarihli kurum işleminin iptali ile 07.12.2004 tarihinden itibaren aylığa hak kazandığının tesbitini ve ödenmeyen aylıklarının faizi ile hüküm altına alınması- nı talep etmiştir.
Mahkemece sicil kaydı bulunmaksızın oluşturulan oda kaydının Bağ Kur sigortalılığı açısından geçerli bulunmayıp,tahsis talep tarihinde 1 yıl 3 ay 26 gün sigortalılık süresi bulunan davacının 1479 sayılı Yasa’nın 36. maddesindeki kısmi aylık koşullarını taşımadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
Davacının şahsi sicil dosyasının incelenmesinden, 06.05.1983 tarihinde kuruma verilen giriş bildirgesine istinaden ve bakkallık faaliyeti nedeni ile oluşan vergi kaydına dayalı olarak, 05.05.1983 tarihi itibariyle … sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, sonradan Kurumun 09.02.2007 tarihli işlemi ile oda kaydının geçerli olmadığı gerekçesi ile sigortalılığın vergi kaydının sona erdiği 01.09.1984 tarihinde terkin edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının 05.05.1983 tarihinde başlayan vergi kaydından kısa bir süre sonra 16.05 1983 tarihinde başlayan oda kaydı devam etmektedir. Bakkallık faaliyetinin mevcut olduğu ise vergi kaydının varlığı ile anlaşılmaktadır.Oda kayıtlarının usulüne uygun tutulmamış olmasından davacı sorumlu değildir. Öte yandan oda kaydının sahtecilik sonucunda elde edildiğine ilişkin herhangi bir delil de sunulmadığına göre; oda kaydının devam ettiği dönem itibarı ile 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ Kur sigortalılığının geçerli olduğunun kabulüyle yaşlılık aylığı koşullarını bu sigortalılık süresine göre değerlendirmek gerekirken hatalı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,03.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.