Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/16898 E. 2009/15245 K. 23.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16898
KARAR NO : 2009/15245
KARAR TARİHİ : 23.11.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 15.6.1999- 15.10.2003 tarihleri arası çalıştığının tesbiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalıların hizmet tesbitine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı 15.6.1999-15.10.2003 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tesbiti ile işçilik alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının 1.1.2002-15.10.2003 tarihleri arasında çalıştığının tesbitine 15.6.1999- 31.12.2001 tarihleri arasındaki istemin ise hak düşürücü süreden reddine, işçilik alacağına ilişkin talebinin kabulüne karar vermiştir.
506 sayılı Yasa’nın 79/10 maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri uyarınca, işveren tarafından çalışmaya ilişkin belgeleri kuruma verilmeyen veya çalıştıklarını Kurumca tespit edilmeyen ve sigortalıların çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayan beş yıl içerisinde İş Mahkemesine başvurarak ispatlayabilirlerse bu çalışmaların dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Yasada dava tarihinden beş yıl geriye gidilerek bu tarihten önceki dönemin hak düşürücü süreye uğrayacağı şeklinde bir uygulama öngörülmemiştir.
Davacı 15.6.1999-15.10.2003 tarihleri arasındaki çalışmalarının tesbitini 8.2.2007 tarihinde açtığı dava ile talep ettiğine göre hizmetin geçtiği yılın sonu olan 31.12. 2003 tarihinden dava tarihine kadar beş yıllık sürenin geçmediği ortadadır. Dosyadaki delillerden davacının davalı işyerine ait işyerinde geçen çalışmaları açıkça belirlendiğinden istemin tümüyle kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın hizmet tesbiti yönünden kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yöne ilişkin amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle hizmet tesbitine ilişkin hüküm yönünden BOZULMASINA, bozma nedenine göre işçilik alacağına ilişkin hüküm yönünden şimdilik inceleme yapılmasına yer bulunmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.