Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/17478 E. 2009/14704 K. 12.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17478
KARAR NO : 2009/14704
KARAR TARİHİ : 12.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 21.11.1999-27.11.2001 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava,davacının davalı şirkete ait iş yerlerinde geçen ve kuruma bildirilmeyen 21.11.1999-27.11.2001 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın tanık sözlerine dayanılarak istemin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemizin 14.6.20064 tarihli bozma ilamında dosya içerSinde sadece 1999 yılı 3.dönem ,2000 yılı ve 2001 yılı 3.dönem ile ilgili dört aylık sigorta prim bordrolarının bulunduğu dinlenen iki davalı tanığından biri ile davacı tanıklarından birinin yalnızca 2000 yılı 3.dönem bordrosunda yer aldığı diğer davalı tanığı ile davacı tanıklarının isminin bordrolarda bulunmadığı davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilerek ihtilaflı döneme ilişkin dört aylık sigorta primleri bordrolarının SSK getirtilerek davacı ile birlikte çalışan dönem bordrolarındaki kayıtlı kişiler veya komşu işverenlerin kayıtlarına geçmiş kişilerin tesbit edilerek bilgilerine başvurulup olaşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği açıklanmıştır.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen,bozma kararı gereği yerine getirilmemiştir.İhtilaflı dönem belirtilmeksizin SSK ‘dan iş verene ait 4 aylık dönem bordroları istenmiş bu kez yine sadece 2000/3.dönem ve 2001/3.dönem bordroları gönderilmiş ,dinlenen tanıklardan İdris Benli ve … …’ın ihtilaflı dönemin tamamında çalıştıklarını bildirmelerine rağmen sadece 2000 yılı 3. dönem bordrosunda adlarının yer aldığı görülmüştür.
Bu durumda yapılacak iş, uyuşmazlık konusu dönem olan 1999-2001 yıllarının tamamına ilişkin dönem bordrolarının bulunup bulunmadığı tesbit edilerek bulunması halinde dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar arasından ihtilaflı dönemin tamamında adı geçen ve özellikle 1999-2001 dönemde de bildirimi bulunan re’sen tesbit edilecek tanıkların bilgilerine başvurmak, bordro tanıklarının adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, zabıta, maliye ve meslek Odası aracılığı ve Muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tesbit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.