Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/17612 E. 2010/548 K. 25.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17612
KARAR NO : 2010/548
KARAR TARİHİ : 25.01.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,1.12.1996 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile haksız sağlık karnesi kullanımından dolayı borçlusu olmadığının tespiti,aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davalı Bağ Kur’dan yaşlılık aylığı alan davacının Kurum’a sağlık gideri borcu bulunmadığının ve sağlık yardımından yararlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının yersiz sağlık gideri borcundan dolayı 11.744,65 TL borcu bulunmadığının tespitine, sürekli sağlık yardımından yararlanma isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa’nın Ek 11. Maddesinde “ Bu Kanun ile 2926 sayılı Kanuna göre; a) Zorunlu sigortalı olanlar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babaları, b) Yaşlılık ve malûllük aylığı bağlananlar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babaları, c) Ölüm aylığı alanlar, sağlık sigortası yardımlarından yararlanırlar. Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerine göre sağlık yardımlarından yararlananlar hakkında bu Kanunun geçici 7 nci maddesi hükümleri uygulanır. İsteğe bağlı sigortalı olarak aylık alanlar veya bunların hak sahipleri, talepleri halinde sağlık sigortasından yararlanabilirler” şeklindeki düzenleme ile davacı gibi Kurum’dan yaşlılık aylığı almakta olanların sağlık yardımından yararlanması için aynı zamanda anılan yasanın Geçici 7 Maddesinin(Ek: 5/11/1985 – 3235/2 md.) uygulanacağı belirtilmiştir. Geçici 7 Madde de ise “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Kurumdan aylık almakta olanların aylıklarından on yıl süre ile kesilecek prim oranları, sağlık sigortası fonunun gelir gider muvazenesi de gözönünde bulundurularak, her yıl Bakanlar Kurulunca tespit edilir. Ancak bu oran % 5’ten az % 10’dan fazla olamaz. Kanunun yürürlük tarihinden sonra aylık bağlananlar ile hak sahiplerinin aylıklarından kesilecek sağlık sigortası primi, sigortalının daha önce ödediği süreler dahil on yılı geçemez….” denilmektedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 22.7.1974-2.6.1995 tarihleri arasındaki 19 yıl 6 ay 20 gün Almanya’da ev kadını olarak geçen süreleri 3201 sayılı Yasa gereğince Bağ Kur’a borçlanarak borçlanma bedelini günlüğü 1 Amerikan Doları’ndan 20.9.1996 tarihinde ödediği, 8.11.1996 tarihli tahsis talebine göre de 15.12.1995-31.5.1996 tarihleri arasındaki 165 gün SSK’na tabi hizmeti birleştirilerek davacıya Bağ Kur’dan 1.12.1996 tarihinden geçerli olmak üzere aylık bağlandığı, Kurumun 23.12.2005 tarihli iç yazışmasında davacıdan sağlık pirimi kesilmek üzere aylık kararına işaret konulduğu ve 10 yıl süre ile davacıdan sağlık pirimi kesildiğinin belirtildiği, davacının 3201 sayılı Yasa’ya göre borçlanırken sağlık pirimi yatırmadığından sağlık yardımından yararlanıp yaralanmayacağı konusunda tereddüt oluştuğundan Kurum Hukuk Müşavirliğinden görüş istendiği ancak bu isteğe bir yanıt verilmediği, en son 21.1.2008 tarihli yazı ile davacının 11.744,65 TL yersiz sağlık gideri borcu olduğunun bildirdiği anlaşılmaktadır
Somut olayda davacıya aylığın bağlandığı 1.12.1996 tarihinden beri aylıklarından %10 sağlık pirimi kesintisi yapıldığının Kurumca kabul edilmesi karşısında davacının davalı Kurumca yapılan sağlık giderleri nedeniyle borcu bulunmadığına ilişkin olarak verilen karar doğrudur.Ancak1479 sayılı Yasa’nın Geçici 7 maddesine ve anılan yasanın Ek 11 Maddesiyle sağlık sigortası kapsamı belirlenirken b-) bendinde “yaşlılık ve malûllük aylığı bağlananların da” sağlık yardımından yararlanacaklarının düzenlenmesine göre, artık davacının sürekli sağlık yardımından yararlanmasına engel bir durum kalmadığından mahkemece bu konudaki istemin kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
.Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 25.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.