Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/17975 E. 2009/15223 K. 19.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17975
KARAR NO : 2009/15223
KARAR TARİHİ : 19.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 05.09.1986-31.10.1993 tarihleri arası tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile 01.09.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 05.09.1986-31.10.1993 tarihleri arasında 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğu günler dışında kalan sürelerde tarım … sigortalısı olduğunun tesbiti ile 01.09.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbiti istemlerine ilişkindir.
Mahkemece , davanın kabulü ile ,davacının 05.09.1986 tarihi ile tahsis talep tarihi arasında kalan sürede 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaları dışında … tarım sigortalısı olduğunun ve davacıya tahsis talep tarihini izleyen aybaşı olan 01.09.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine , karar verilmiştir.
Davanın, yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre, sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir.
2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre, kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Gerçekten Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa’nın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve …’lu çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 01.01.1985 tarihinde ilk defa 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak tescil edilip sonradan geriye doğru bir işlemle 04.09.1986 tarihinde 506 sayılı Yasaya tabi çalışma nedeniyle terkin edildiği, 1997,1998,2003,2004,2005,2006 yıllarında prim ödemelerinin bulunduğu,1997 affından yararlandığı, 05.09.1986-30.09.1986 tarihleri arasında 25 gün, 01.10.1986-30.11.1986 tarihleri arasında 60 gün, 01.12.1987-28.06.1988 tarihleri arasında 201 gün, 01.08.1988-31.08.1988 tarihleri arasında 27 gün, 01.11.1988-28.12.1988 tarihleri arasında 56 gün, 04.10.1989-16.02.1990 tarihleri arasında 131 gün, 02.09.1991-17.12.1991 tarihleri arasında 104 gün, 01.10.1993-31.10.1993 tarihleri arasında 30 gün olmak üzere kesintili olarak kısa süreli toplam 634 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmasının bulunduğu, Ziraat odası, Tarım Kredi Kooperatifi ve diğer Tarım Kooperatiflerine üyeliğinin ve kaydının bulunmadığı,2001-2002 tarihlerinde babasından intikal ile iktisap ettiği hisseli tapulu yaklaşık 155 dönüm taşınmazlarının bulunduğu, davacının tarımsal faaliyeti konusunda muhtar beyanının alınmadığı,tanıkların yeminli beyanlarında davacının tarımsal faaliyetini doğruladığı,zabıta araştırmasında davacının tarımsal faaliyetinin tesbit edildiği görülmektedir.
Diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi kısa süreli çalışmaların bulunması halinde sigortalının tarımsal faaliyetinin devam ettiğinin kabul edilmesi gerekirsede kısa süreli çalışmanın sona ermesinden sonra sigortalılık iradesinin açıkça ortaya konulması şüpheye yer vermeyecek şekilde kanıtlanması gerekir. Bunun içinde 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesinde ve tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olan kayıt, bilgi ve bulgular davacı adına mevcut olmalı bu kayıtlar uyuşmazlık sürecinde devam etmeli, sigortalılık iradesini gösteren prim ödemeleri veya kesintileri bulunmalıdır.
Somut olayda davacının ziraat odasına,Tarım Kredi Kooperatifi ve diğer tarım kooperatiflerine kaydının bulunmadığı, 2001-2002 tarihlerinde iktisap ettiği tapulu ve hisseli 155 dönüm taşınmazlarının bulunduğu, taşınmazların hangi tarihten beri davacının zilyetliğinde bulunduğunun araştırılmadığı,1997,1998,2003,2004,2005,2006 yıllarında prim ödemelerinin bulunduğu,1997 affından yararlandığı,muhtar beyanına başvurulmadığı,506 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu sigortalı çalışmalarının kısa süreli olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca , davacının veraseten intikal yoluyla edindiği taşınmazlarının hangi tarihten beri zilyetliğinde bulunduğunun davacının babasının ölüm tarihide dikkate alınarak araştırılmadan ve ilgili Muhtarın beyanına başvurulmayarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yapılacak iş, talep edilen dönemlerde görev yapan ilgili muhtar ve azalarını dinlemek,davacının veraseten intikal eden taşınmazlarına hangi tarihten itibaren zilyetliğinin bulunduğunu davacının babasının ölüm tarihide dikkate alınarak tesbit etmek,talep edilen dönemde zirai araziye zilyet olduğu tesbit edilirse davacının talebi gibi 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı çalıştığı süreler dışında şimdiki gibi tarım … sigortalılığına karar vermek, 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaların bittiği tarihte, taşınmazlara zilyet olmadığı tesbit edilirse davacı sigortalılık koşullarını taşımasa da davalı Kurumca önceden primler alınıp uzun süre kullanılmış ise sonradan sigortalılık koşullarını taşımadığı gerekçesiyle sigortalılığın iptal edilmesi MK.’nun 2. maddesine aykırı olacağından 1997 yılı affı ile yaptığı prim ödemelerini tarım sigortalılığının terkin edildiği tarihten başlayarak 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalar dışında kalan sürelerden ne kadarlık süreye karşılık geldiğini tesbit etmek ve bu sürelerde davacının tarım … sigortalısı olduğunu Medeni Kanunun 2. maddesi gereğince kabul ederek, diğer prim ödemesi yapılan 1998,2003,2004,2005,2006 yıllarında da davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı çalıştığı süreler dışında tarım … sigortalılığına karar vermekten ibarettir.
Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair nedenlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına 19.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.