Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/18815 E. 2009/15120 K. 19.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18815
KARAR NO : 2009/15120
KARAR TARİHİ : 19.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 5.11.2002-5.1.2007 tarihleri arası esnaf … sigortalısı olmadığının ,bu dönem 506 sayılı Yasa’ya tabi olarak geçer zorunlu sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 5.11.2002-5.1.2007 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi esnaf … sigortalısı olmadığının ve bu dönemde 506 sayılı Yasa’ya tabi olarak geçen zorunlu sigortalılığının geçerli olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulune karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile varılmıştır.
Davacı, 17.5.1990-31.7.1995 tarihleri arasında 1874 gün, 1.8.1995-31.10.1995 tarihleri arasında 90 gün, 1.11.1995-31.10.1997 tarihleri arasında 720 gün, 1.11.1997-31.8.2002 tarihleri arasında 1740 gün, 5.11.2002-15.1.2007 tarihleri arasında 1511 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalıdır. Öte yandan, 21.3.1983 tarihinde başlayan vergi kaydı 19.10.1988 tarihine kadar devam eden oda ve sicil kaydı nedeniyle 21.3.1983-14.10.1988 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya göre esnaf … sigortalısı olarak tescil edilmiştir.Bunun gibi davacı 16.11.1994 tarihinde kaydolan ve kaydı halen devam etmekte olan … İnşaat taahhüt Turizm Sanayi ve Ticaret limited şirketininde kurucu ortağı olup ortaklığının halen devam ettiği Bağ_kur tarafından da Ltd.şirket orktaklığı nedeniyle davacının yeniden 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığın sona erdiği 31.8.2002 tarihini takip eden aybaşı olan 1.9.2002 tarihinde tescilinin yapılarak 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının dava tarihi itibariyle devam ettirildiği görülmüştür.28.7.2007 tarihli prim ekstresinden de, davacının 22.6.1983-25.12.1985 tarihleri arasında aralıklarla prim ödemesinin bulunduğu 28.6.2006 tarihi itibariyle de 5458 sayılı yasa uyarınca 2.456.00 TL Bağ-Kura prim ödemesi bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa yer vErilmemiş olup “çakışan sigortalılık” olarak adlandırılan, bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olması hali, zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde yasalarda yer alan düzenlemelerde önceden başlayan sigortalılığa geçerlilik tanınarak, isteğe bağlı sigortalılıkta ise, 506 sayılı Yasa’nın 85. maddesi uyarınca malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına isteğe bağlı olarak devam edebilmek için, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna zorunlu ya da isteğe bağlı sigortalı olmamak koşulu arandığından isteğe bağlı sigortalılık ile zorunlu sigortalılığın çakıştığı bu gibi uyuşmazlıklarda, anılan maddede yer alan “sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmaya başlayanların, çalışmaya başladıkları günden itibaren” isteğe bağlı sigortalılığın sona ereceği hükmü dikkate alınarak zorunlu sigortalılığa değer verilmek suretiyle “çakışan sigortalılık” sorunu çözüme kavuşturulmalıdır.
Somut olayda davacının zorunlu sigortalılığnın sona erdiği 31.8.2002 tarihinden sonra 1.9.2002 tarihinden itibaren 1994 tarihinde başlayıp halen devam eden LTD.şirket ortaklığı nedeniyle 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının bu dönemle çakışan 5.11.2002-15.1.2007 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığına göre önceden başlayıp devam eden sigortalılık nedeniyle üstünlük tanınması gerektiği açıktır.
Ancak 5510 sayılı Yasa’nın 17.4.2008 gün ve 5754 sayılı Yasa’nın 73.maddesi ile değişin Ek 17.maddesi uyarınca kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan 1479 ve 2926 sayıl Kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde bu maddenin yürürlük tarihi itibariyle beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların bu sürelere ilişkin prim borçlarını prim borçlarının ödenmesine ilişkin kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden ay başından itibaren 6 ay içinde ödememeleri halinde prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle ,prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibariyle sigortalılıkları durdurulur.Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek Kurum alacakları arasında yer verilmez.
Somut olayda davacının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, var ise, primlerin tam olarak karşılandığı ayın sonu itibariyle 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığı durdurulmalı, prim borcunun ait süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyerek davacının bu sürelere ilişkin prim borcu bulunmadığının tesbitine karar verilmek suretiyle 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığına geçerlik tanınmalıdır. Davacının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle beş yıldan az süreye ilişkin prim borcu var ise, bu durumda 5.11.2002 tarihinden itibaren davacının aynı anda iki sosyal güvenlik kuruluşunda çalışması gözükeceğinden çifte sigortalılık olan bu duruma geçerlilik tanınamayacağından;önceden başlayıp devam eden 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığa geçerlilik tanınacağından davacının bu dönemde 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu kabul edilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmadan eksik araştırma ve inceleme ile uyuşmazlık konusu yanlış değerlendirilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.