Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/19198 E. 2009/15676 K. 24.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/19198
KARAR NO : 2009/15676
KARAR TARİHİ : 24.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yaşlılık aylığının yeniden tespitine, şimdilik maaş farkı alacağından 100,00 TL tahs iline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 13.07.1996-13.07.2001 tarihleri arasındaki döneme ilişkin mahkeme kararı ile kesinleşen fazla mesai, hafta tatili, bayram ve genel tatil gece zammı prim bildirgelerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmemiş ve primlerininde yatırılmamış olması sebebiyle, yaşlılık aylığının eksik ödendiği iddiasına dayalı, davacının yaşlılık aylığının yeniden tesbiti, yaşlılık aylığının farklarının hak ediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte belirlenerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik yaşlılık aylığı farkından kaynaklanan 100.00 TL alacağın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, Ankara 16 iş Mahkemesinin işçilik alacaklarının tahsiline ilişkin kararının 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde öngörülen hizmet tespiti kararı niteliğinde olmadığı gibi karara esas bilirkişi raporunun belediye kayıtlarına istinaden değil, tanık beyanlarına göre düzenlendiği, ayrıca işçi işveren arası alacak davasında bir kısım alacakların hüküm altına alınması halinde Sosyal Güvenlik Kurumu o davada taraf olmadığı için yaşlılık aylığına ilişkin işlemleri de re’sen yapma hak ve yetkisine sahip olmadığından bu kararın Kurumu bağlamayacağı, davacının iddiasına dayanak kıldığı Ankara 16. iş mahkemesi kararına esas davada Kurum taraf olmadığı gibi karar içeriği de hizmet ve prime esas kazanç tespitiyle ilgili olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı belediyede 28.05.1985-13.07.2001 tarihleri arasında çalıştığı, 13.07.2001 tarihindeki tahsis talep dilekçesine istinaden Sosyal Güvenlik Kurumun’ca 15.07.2001 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı, 1999 yılında işverence prime esas kazancın üst sınırından bildirim yapıldığı,diğer yıllarda üst sınırın altında bildirim yapıldığı, işçilik alacaklarına karar verilen diğer dönemlerde üst sınır altından bildirim yapıldığı, davacı tarafından Ankara 16. İş mahkemesinde davalı … aleyhine fazla mesai,bayram tatili,genel tatil,hafta sonu tatili ve gece zammı alacakları için işçilik alacakları davası açtığı, davanın mahkemece kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay 9. Hukuk dairesince onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkemece henüz işverence davalı Kuruma ek pirim ödemesi yapılmadığından davacının yaşlılık aylığı farkından doğan alacak taleplerinin reddine karar verilmesi doğru ise de ,davacı tarafından Ankara 16. İş Mahkemesinde 20.10.2004 tarihinde davalı işverene karşı açılan işçilik alacakları davasında hükme esas alınan 10.12.2005 tarihli bilirkişi raporunda sadece tanık beyanlarına dayanılmadığı, işveren belediyenin garajında tutulan puantaj cetvelleri fotokopileri ile baş şoförlük görev listesi gibi belgelere de dayanıldığı,bu belgelerin prime esas kazançların tesbitinde dikkate alınması gereken belgeler olduğu halde mahkemece işçilik alacakları davasında hükme esas alınan bilirkişi raporunun belediye kayıtlarına istinaden değil de tanık beyanlarına göre düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Yapılacak iş; davacının 13.07.1996-13.07.2001 tarihleri arasındaki döneme ilişkin prime esas kazancını garajda tutulan puantaj cetvelleri ve diğer işveren belgeleri değerlendirerek tesbit etmek, bu dönemde Kuruma bildirilen prime esas kazançlarla, tesbit edilecek miktarları karşılaştırmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.