Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/20013 E. 2010/772 K. 28.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/20013
KARAR NO : 2010/772
KARAR TARİHİ : 28.01.2010

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (Alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı alacaklı, davalı 3.kişi bankanın rehin ve paraya el koyma hakkının hukuken doğmadığınıbelirterek istihkak iddialarının kabulüne,haciz memurunun fiili haciz talebinin reddi yönündeki kararının iptali ile takip ve haczin devamına,3.kişi bankanın İİKm.338 uyarınca cezalandırılmasına ve haczedilen miktar kadar tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı 3.kişi bankanın, haciz yazısına karşı, mevduat üzerinde rehin ve hapis hakkının olduğunu ileri sürmesi istihkak iddiası niteliğinde olup uyuşmazlığın istihkak davasına ilişkin olduğu açıktır.
Olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi hakime aittir. Bir uyuşmazlıkta maddi olayın taraflarca yanlış nitelendirilmesi kendilerini ve hakimi bağlamaz. Hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir.
H.U.M.K’nun 76.maddesinin kapsadığı bu ilke ışığında uyuşmazlığın 3.kişinin istihkak davasına ilişkin olduğunun kabulü ile İİK’nun 97/11.maddesi hükmünce genel hükümler ve basit yargılama usulü uygulanarak başvurma harcı ve takip konusu alacak ile mahcuz malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden ¼ oranında peşin nispî ilam harcı alınarak duruşma açılması tarafların delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davanın şikayet olarak nitelendirilmesi suretiyle yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davacı 3. kişinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ. Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, temyiz harcının istek halinde davacı (Alacaklıya) iadesine, 28.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.