Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/20047 E. 2009/17075 K. 24.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/20047
KARAR NO : 2009/17075
KARAR TARİHİ : 24.12.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 9.2.1973- 28.11.1975 tarihleri arası bağkur sigortalısı olduğunun 1.6.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının, ödenmeyen aylıkların ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının 9.2.1973 – 28.11.1975 tarihleri arasında da 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalısı olduğunun, 1.6.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbiti ve 1.6.2006 – 1.8.2007 tarihleri arasında ödenmeyen yaşlılık aylıklarının ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacı…ve … oğlu, 1940 d.lu, …’ın 9.2.1973 – 28.11.1975 tarihleri arasında da S.G.K. (…) sigortalısı olduğunun ve 1.6.2006 tarihinden geçerli olmak üzere kısmi yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığının tesbitine, davacıya 1.6.2006 – 1.8.2007 tarihleri arasıda ödenmemiş olan yaşlılık aylıklarının davalı kurum tarafından davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 07.02.1978 tarihli giriş bildirgesi ile Kırıkhan Şoförler Odasındaki kaydına dayalı olarak 9.2.1973 tarihinden geçerli olmak üzere 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, Kurumca 28.11.1990 tarihinde Oda kayıtları üzerinde yapılan araştırmalar ve yazışmalar sonucu, Oda kaydının gerçekte 28.11.1975 tarihinde başladığı tesbit edilerek, davacının Oda’ya kayıtlı olmadığı kanaatine varılarak 9.2.1973 olan sigortalılık başlangıç tarihinin 28.11.1975 tarihi olarak değiştirildiği, 30.3.1979 tarihi itibarıyla sona eren oda kaydı esas alınarak sigortalılığının da 30.3.1979 tarihi itibarıyla sona erdirildiği, 28.12.1976 tarihinde başlayan 2. oda kaydına dayalı olarak sigortalılığının 22.3.1985 tarihi itibarıyla yeniden başlatıldığı, davacının 25.5.2006 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu, Kurumca meslek kuruluşu kayıtlarının geçerliliğinin yeniden araştırılması kararı verildiği, araştırma sonucu kayıtlardaki çelişkilerden bahisle sigortalılık başlangıç tarihinin yeniden değiştirilerek ilk prim ödemesini 7.2.1978 tarihinde yaptığı gerekçesiyle 7.2.1978 – 20.4.1982 tarihleri arasında ve 3.10.1997 – devam şeklinde 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalısı sayıldığı,davacının yaşlılık aylığı talebinin 15 yıl sigortalılık şartı oluşmadığı nedeniyle reddedildiği,davacının bunun üzerine askerlik hizmetini de borçlandığı, borçlanma bedelini 11.07.2007 tarihinde ödedikten sonra 12.7.2007 tarihinde yeniden tahsis
talebinde bulunduğu,davalı Kurumun, davacının sigortalılık sürelerini 04.07.2007 tarihli komisyon kararı ile bir kez daha değiştirerek 28.11.1975 – 30.3.1979 ve 3.10.1997 – 12.7.2007 tarihleri arasında sigortalı saydığı ve davacıya 1.8.2007 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağladığı,7.2.1978 tarihinde 256.000 TL., 15.1.1981 tarihinde 5.000 TL., 26.9.1990 ve 26.11.1990 tarihlerinde 10.000’er TL. prim ödemelerinin bulunduğu, 7.2.1978 – 20.4.1982 ve 3.10.1997 – 31.5.2006 dönemine ilişkin prim borçlarının da 5458 Sayılı Yasa hükümlerinden yararlanarak 25.05.2006 tarihinde ödediği, mahkemece kabul edilen dönemde dahil olmak üzere prim borcunun bulunmadığı, 955.00 TL fazla prim ödemesinin olduğu, 25.11.1975-26.03.1979 arası galericilikten vergi kaydının,Kırıkhan Şoförler Odasına 28.11.1975 -30.03.1979 tarihleri arasında oda kaydının,Hatay esnaf sicil memurluğuna 03.10.1997-devam şeklinde sicil kaydının bulunduğu, 06.04.2006 tarihinde askerlik borçlanması talebinde bulunduğu, Kurumca 06.05.2006 tarihinde talebinin kabul edildiği, davacının borçlanmayı ödemediği,10.11.2007 tarihinde tekrar askerlik süresini borçlanma talebinde bulunduğu, Kurumca 11.07.2007 tarihinde talebinin kabul edildiği, 01.04.1960-0.04.1962 tarihleri arasında askerlik yaptığı 2 yıllık süreyi 11.07.2007 tarihinde borçlanarak aynı tarihte ödediği,25.05.2006 tahsis talep tarihinde prim ödeme gün sayısının 14 yıl 9ay 13 gün olduğu, 11.07.2007 tarihli askerlik borçlanması ile birlikte 16 yıl 9 ay 13 gün olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlık davacının 25.05.2006 tahsis talep tarihinde kısmi yaşlılık aylığı almaya hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı yasanın 35. maddesinde; “yaşlılık aylığından yararlanabilmek için sigortalının; a) Yazılı talepte bulunması, talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması,b) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş ve 25 tam yıl sigorta primi ödemiş olması, Şarttır.Kadın ise 60, erkek ise 62 yaşını dolduran ve en az 15 tam yıl prim ödeyen sigortalılara da kısmi yaşlılık aylığı bağlanır.” hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece , davacının 9.2.1973 – 28.11.1975 tarihleri arasında da 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesi doğru ise de, davacının 25.05.2006 tahsis talep tarihinde 14 yıl 9 ay 13 gün prim ödeme gün sayısı olup, 15 yıl prim ödeme şartının askerlik borçlanmasının yapıldığı ve borçlanma bedelinin ödendiği 11.07.2007 tarihinde oluştuğu ,Kurumca davacıya 01.08.2007 tarihinden itibaren kısmi yaşlılık aylığı bağlandığı gözetilmeden aylık talebine yönelik yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yapılacak iş, davacının kısmi yaşlılık aylığını 01.08.2007 tarihinde hak ettiği,davalı Kurumca da bu tarih itibariyle davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı gözetilerek davacının yaşlılık aylığına yönelik taleplerinin reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.