YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/20642
KARAR NO : 2009/10306
KARAR TARİHİ : 02.07.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
İş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalı önce %9,7 olarak belirlenen sürekli iş göremezlik oranının sonradan %20,2 olarak belirlenmesi karşısında aradaki fark için doğan maddi zararının giderilmesini istemiştir.
Mahkemece zamanaşımı süresi dolduğundan davanın reddine karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, aynı konuda dosyası arşivde bulunmadığından getirtilemeyen Van 1. ASliye Hukuk Mahkemesinin 1997/122 Esas 2004/505 Karar sayılı dosyasına ait olup taraflarca sunulan rapor ve bir kısım belgelerden; davalı işverene ait çimento fabrikasında çalışan işçinin 3.5.1995 tarihinde elevatorun arızasını gidermek için yaptığı müdahalede çekiçle kesiciye vurmasıyla sıçrayan bir parçanın sol gözüne gelerek yaralanmasına neden olduğu, 100. Yıl Üniversitesi Araştırma Hastanesince maluliyetin %9,7 olarak tespit edildiği davalının itirazı ile SSK Maluliyet ve Tedavi Dairesince yapılan incelemede 29.3.2004 tarihli yazıda Kurumu bağlamamak üzere davacının maluliyetinin %20,2 olduğunun bildirildiği ancak bu oranın başlangıçtan beri mi %20,2 olduğu, yoksa %9,7 oranının artarak mı %20,2’ye ulaştığı konusunda bir açıklık bulunmadığı,alınan kusur raporunda davacının %20 işverenin %80 kusurlu olduğunu belirlendiği ve %9,7 maluliyete %80 işveren kusuruna göre bilirkişi tarafından hesaplanan 10.704,13 TL maddi tazminatın hüküm altına alındığı ve kararın 21.6.2004 tarihinde icraya konulduktan sonra taraflar arasında imzalanan 17.3.2005 tarihli ibranamede faizi ile 64.270 Tl olan alacağın 40.000 TL olarak ödenmesi durumunda 24.270 TL’ndan feragat edildiğinin görüldüğü, olayın iş kazası olup olmadığı konusunda Kurumca yapılan bir tahkikatın bulunmadığı anlaşılmaktadır
Hizmet akdine dayanan bu tür iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davalarında; zamanaşımı süresi, Borçlar Kanunun 125. Maddesi gereğince haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıldır. Somut olayda, kaza tarihi 3.5.1995 olup 15.12.2005 dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş ise de davalı taraf ilk oturuma mazaret vermiş, 2. oturuma gelmemiş, zamanaşımı def’ini ileri sürdüğü üçüncü oturumda davacı yan tarafından zamanaşımı def’i süresi içinde ileri sürülmediği yani süre aşımı itirazında bulunulduğundan artık zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.
5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği bildirilmiştir.
Öte yandan, 5510 sayılı Yasa’nın 18 nci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 ncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı bildirilmiştir.
Somut olayda iş kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği anlaşılmaktadır. Kurumca sigortalıya gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğince olup olmadığının tespiti ön sorundur. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanının doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir.
Yapılacak iş; davacıya iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacıya Kuruma müracaat ederek sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi giderek iş kazası sigorta kolundan sürekli iş göremezlik geliri bağlanması için önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektedir.
Öte yandan olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilip davacının sürekli iş göremezlik oranının Kurum Sağlık Tesislerince %20,2 oranında belirlenmesi halin de ise davacının sürekli işgöremezlik oranını %9,7 gösteren 100 Yıl Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nin raporlarıyla Kurum tarafından %20,2 olarak tespite ilişkin raporların temin edilerek davacının %20,2 olarak belirlenen sürekli iş göremezlik oranının başlangıçtan beri mi bu oranda olduğu yoksa , artışla mı bu orana yükseldiğinin açıklığa kavuşturulması için Yüksek Sağlık Kurulundan giderek Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 2.7.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.