Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/21073 E. 2009/11374 K. 29.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/21073
KARAR NO : 2009/11374
KARAR TARİHİ : 29.09.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz edenin sıfatına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava 04.12.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalılar avukatlarınca temyiz edilmiştir.
Yerel Mahkemenin davacıların maddi tazminat istemlerine reddine ilişkin kararı yerindedir. Ancak davacıların manevi tazminat istemleri ile ilgili karar verilirken manevi tazminatların takdirinde yanılgıya düşüldüğü, davacı eş ve çocuk yararına manevi tazminatların fazla takdir edildiği anlaşılmaktadır
Davacıların eşi ve babası olan sigortalı…’ın ölümü ile sonuçlanan iş kazasında sigortalının % 40, davalıların ise dava dışı kusurlular ile birlikte toplam % 60 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı … yararına 20.0000,00-TL, davacı … yararına 15.0000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, davacı … yararına 30.0000,00-TL, davacı … yararına 20.0000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Takdiren davacı … yararına 20.0000,00-TL, davacı … yararına 15.0000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 35.000,00-TL tazminatın olay tarihi olan 04.12.2006 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine, fazla manevi tazminat talepleri ile davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine,
2-Alınması gereken 1.890,00-TL ilam harcından peşin alınan 688,10-TL’nin indirimi ile kalan 1.201,90-TL ilam harcının davalılardan dayanışmalı olarak tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından başvurma ve peşin harç olmak üzere yatırılan toplam 715,20-TL harç giderinin davalılardan dayanışmalı olarak tahsili ile davacılara verilmesine,
4-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 960,54-TL yargılama giderinden takdiren 672,00-TL’nin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden davacı … yararına 2.300.00-TL, davacı … yararına 1.800,00-TL avukatlık ücretinin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine,
6- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalılar yararına reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden davacı …’dan 1.200,00-TL, davacı …’dan 600,00-TL avukatlık ücretinin, davacıların maddi tazminat istemlerinin reddi nedeniyle 500,00-TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, davalılar tarafından 60.00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 29.09.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.