Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/10117 E. 2010/8117 K. 08.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10117
KARAR NO : 2010/8117
KARAR TARİHİ : 08.07.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,davalı işveren nezdinde 1.1.1993-1.11.2003 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacının 1993 yılından 2003 yılı Kasım ayına kadar davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak sürekli çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının 1993 yılından önceki taleplerinin 506 sayılı Yasa’nın 79/10 maddesi gereğince süre yönünden reddine, davacının davalı şirkete ait işyerinde 1994 yılında 290 gün, 1996 yılında 136 gün, 1997 yılında 145 gün, 1998 yılında 140 gün, 1999 yılında 360 gün, 2000 yılında 360 gün, 2001 yılında 314 gün, 2002 yılında 330 gün, 2003 yılında 300 gün süre ile asgari ücret üzerinden sigortasız olarak çalıştığının tesbitine karar verilmiştir.
Yargılama sırasında dinlenen davalı tanıkları davacının sürekli çalışmadığını, davacı tanığı olan kısmi bordro tanığı … ise, davacının tesbitini istediği tarihler arasında sürekli çalıştığını belirtmiştir. Ancak, söz konusu tanığın sadece 1995/3., 1996/3., 1997/2. dönem bordrolarında isminin yer alması nedeniyle davacının anılan dönemler dışındaki çalışmaları konusunda bilgi sahibi olmadığı açıktır. Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olaylara dayanmamakta, soyut düzeyde kalmaktadır.
Öte yandan, davacının, işyerindeki çalışmaları işe giriş bildirgelerine, aylık ve dört aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Öte yandan, işe giriş bildirgesi ve bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise, eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla, yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesi olan bu tür hizmet tespitine yönelik davaların, kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın içtihadı gereğidir.
Yapılacak iş, davanın nitelikçe kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması nedeniyle mahkemece, doğrudan soruşturma genişletilmek sureti ile, ücret bordrolarında davacının imzası olanlar saptanarak imzasını içeren bordrolara geçmiş sürelerin dışındaki sürelerle ilgili olarak istemin reddine, imzalı olmayan bordrolardaki süreler yönünden de çalışıldığı iddia edilen işyerinin inşaat işyeri olduğu hususu da dikkate alınarak, davacı ile aynı tarihte birlikte çalışan ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na verilen dönem bordrolarında kayıtlı diğer tanıklar belirlenip, bu tanıkların bilgilerine başvurmak ve gerektiğinde davacının tesbitini istediği tarihler arasında çalıştığını iddia ettiği işyerine komşu olan işyerlerini belediye, emniyet veya
jandarma vasıtasıyla saptamak, saptanan bu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişileri, başka bir anlatımla, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda kayıtları olan komşu işyeri veya benzer işi yapan işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgilerine başvurulmak ve olabildiğince delilleri toplayıp, bunları birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermektir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davalılardan Taş İnş.Tic.Ltd.Şti’ne iadesine 08.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.