YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1030
KARAR NO : 2010/433
KARAR TARİHİ : 21.01.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 19.06.1996-01.05.2001 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının davalıya ait iş yerinde 19.06.1996-01.05.2001 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak sürekli çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile,davacının 19/06/1996 – 30/04/2001 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tesbitine, 1752 günlük çalışmanın 363.091,00 YTL sigorta primine esas kazançla tespitinin yapılabileceğinin tesbitine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı işverene ait işyerinin 03/01/2005 tarihinde … Kreş İşletmesi olarak 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı,davacının 25.10.2001-2005/2. ay arasında farklı işyerlerinde kesintili olarak 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalarının bulunduğu,davacının çalışmalarına ait davalı Kurumda belge bulunmadığının bildirildiği,davalı işverence işe giriş bildirgesi verilmediği, talep edilen dönemde sigortalılığının bildirilmediği, çakışan başka işyeri çalışmasının bulunmadığı, dinlenen tanıkların 01.07.1999-30.04.2001 tarihleri arasında davalı işverene ait başka işyerlerinde çalışan kişiler oldukları anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Öte yandan, davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşuna aittir. Kamu kuruluşlarında, çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır.
Somut olayda; mahkemece davacının 01.07.1999-30.04.2001 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalıştığının kabulü doğrudur.Ancak, 19.06.1996-01.07.1999 tarihleri arasına yönelik hizmet tesbiti talebi yönünden,açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığı yöntemince araştırılmadan, işveren kuruluşun davacı ile ilgili yetkili şef, amir, müdür gibi yetkili kişileri ile bordro tanıkları dinlenmeden eksik araştırma ile sonuca gidilmesi doğru değildir.
Yapılacak iş; Davacı adına 9.Ana Jet Üssü Komutanlığına giriş için verilen sivil personel giriş kartının aslını istemek, ne zaman ve ne kadar süre ile verildiğini araştırmak,SSK belgeleri getirtilmeyen tanıkların belgelerini getirtmek, 19.06.1996-01.07.1999 tarihleri arasına yönelik çalışmaların, gerçekten olup olmadığını davalı kamu kuruluşunun kayıt ve ücret bordrolarından saptamak, bu tür belgelerde noksanlık varsa, bunun nedenini araştırmak, giderek işveren kuruluşun davacı ile ilgili yetkili şef, amir, müdür gibi yetkili kişileri dinlemek, uyuşmazlık döneminde davalı işyerlerinde çalıştığı tesbit edilen bordro tanıklarını dinlemek, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.