YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1061
KARAR NO : 2010/981
KARAR TARİHİ : 08.02.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, SSK’ya yapmış olduğu yurtdışı borçlanmasının ve askerlik borçlanmasının geçerli sayılarak 1.5.2005 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa gereğince yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitiyle, Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava.davacının 1479 Sayılı Yasaya tabi sigortalı iken Sosyal Sigortalar Kurumuna 29.12.2004 tarihinde yapmış olduğu askerlik borçlanmasının geçerli olduğunun tesbiti ile 01.05.2005 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece,davanın askerlik borçlanması talebinin yerinde bulunmadığı ve yaşlılık aylığını hak etmediği gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut belgelere göre, davacının 17.06.1979-22.10.1983; 09.05.1989-11.03.1991 ve 05.03.1993-26.09.2004 tarihleri arasında yurt dışında geçen toplam 8187 günlük süreyi 29.12.2004 tarihinde 3201 sayılı Yasa kapsamında Sosyal Sigortalar Kurumuna borçlandığı, 08.10.2003 tarihli giriş bildirgesi ile 08.07.2003 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı ancak 3201 sayılı Yasa kapsamında yurt dışı borçlanması dikkate alınarak … sigortalılık başlangıcının Kurum tarafından yurt dışı çalışmasının sona erdiği 27.09.2004 olarak düzeltildiği, davacının 03.07.1975-03.03.1977 tarihleri arasında gecen 600 günlük askerlik süresini 29.12.2004 tarihinde Sosyal Sigortalar Kurumuna borçlandığı 28.04.2005 tarihinde …’dan yaşlılık aylığı bağlanması isteminde bulunduğu … tarafından verilen 10.11.2006 tarihli cevap yazısı ile askerlik borçlanmasını Sosyal Sigortalar Kurumuna yapmış olması nedeni ile geçerli kabul edilmediği …’a askerlik borçlanması talebinde bulunması gerektiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasa’nın 60/F maddesinde Kanunla kurulmuş bulunan diğer sosyal güvenlik kuruluşları mevzuatına göre sigortalı veya iştirakçi olmayanların ve bu kanuna göre sigortalı olarak tescil edilmiş bulunanların er olarak silah altına alınan veya yedek subay okulunda geçen sürelerin tamamını veya bir kısmını kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları halinde borçlanabilecekleri, 1479 sayılı Yasa’nın Ek 9. maddesinde ise bu Kanuna göre sigortalı olanların askerlik borçlanması yapabilecekleri, ölümleri halinde ise hak sahiplerinin borçlanma talebinde bulunabilecekleri bildirilmiştir.
Uyuşmazlık davacının askerlik borçlanmasını …’a mı yoksa Sosyal Sigortalar Kurumu’na mı yapabileceği noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikli davacının borçlanma talebinde bulunduğu 6.12.2004 tarihinde hangi sosyal güvenlik kurumu sigortalısı olduğunun tesbiti gerekir. SSK’na borçlanma talebinde bulunduğu tarihte aynı zamanda 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu görülmektedir. Bu nedenle askerlik borçlanmasının yapılması gereken kurumun … olduğu açıktır.
Ne var ki; 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun Geçici 1. maddesi; “4947 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Teşkilâtı Kanunu ile kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu, 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile kurulan Sosyal Sigortalar Kurumu, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile kurulan Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığının; merkez ve taşra teşkilâtlarının kadroları ile kadrolarında görev yapan memur ve işçileri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) bendi gereği çalıştırılan personeli mevcut statüleri ile her türlü taşınır ve taşınmazları, tapuda bu Kurumlar adına kayıtlı olan taşınmazları ve hizmet binaları, araç, gereç, malzeme, demirbaş ve taşıtları, alacakları, hakları, borçları, iştirakleri, dosyaları, yazılı ve elektronik ortamdaki her türlü kayıtları ve diğer dokümanlar ile birlikte hiçbir işleme gerek kalmaksızın bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla görevleri ile birlikte Kuruma devredilmiştir. Devir işlemleri her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır…” hükmünü içermektedir.
Anılan düzenleme ile; Sosyal Sigortalar Kurumu, Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar (…) Kurumu ve Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı her türlü alacakları, hakları, borçları ile birlikte, hiçbir işleme gerek kalmaksızın bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla görevleri ile birlikte 5502 sayılı Kanunla ihdas edilen Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilmiştir.
Yapılacak iş; Kurumların birleşmiş olması nedeni ile davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna yapmış olduğu askerlik borçlanmasını 1479 sayılı Yasa kapsamında yapılan askerlik borçlanması kabul ederek Kurumdan davacının askerlik borçlanma bedelini ödediği 29.12.2004 tarih itibari ile ödenen miktarın, ödenen miktarın askerlik borçlanması karşılığı olan süreyi sormak sonucuna göre 1479 sayılı Yasa kapsamında yapılmış askerlik borçlanması kabul edilerek 2829 sayılı Yasa gereğince hizmet birleştirilmesi yapılarak davacıya hangi sosyal güvenlik kanununu gereğince yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini belirleyerek yaşlılık aylığı koşullarını yeniden değerlendirip sonucuna göre karar vermektir
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.