YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1063
KARAR NO : 2010/984
KARAR TARİHİ : 08.02.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, maluliyet oranının tespitiyle, 22.7.1999 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına ve birikmiş aylığın istem tarihinden itibaren faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının maluliyet oranın tespiti ile Kuruma başvuru tarihi olan 22.07.1999 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanılması ve birikmiş aylığın istem tarihinden itibaren faizi ile ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının Kuruma yazılı talep tarihi olan 22.09.1999 tarihinden geçerli olmak üzere 506 sayılı Yasanın ilgili maddeleri uyarınca maluliyet aylığı bağlanarak bağlanan aylık ve gelirlere bu tarihten itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak şevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak şevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kurumun 15.11.1999, 11.02.2000, 27.08.2003 ve 03.11.2006 tarihli yazıları ile davacının raporlarının Kurum Sağlık Dairesi Başkanlığınca incelenmesi sonucunda 2/3 oranında çalışma gücünü kaybetmediği(malul olmadığının) anlaşıldığının tesbit edildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 08.09.2006 ve 25.01.2008 tarihli raporları ile davacının çalışma gücünün en az 2/3 oranında kaybetmediğinin tespit edildiği, mahkemece 3.Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 14.05.2008 tarihli raporda davacının Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü uyarınca %68,65 , E cetveline göre,%68,0 meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece Yüksek Sağlık Kurulu kararı ile Adli Tıp Kurumu İktisas Dairesi raporu arasında çelişki bulunduğu halde bu çelişki giderilmeden ve davacının 2/3 oranında hangi tarihten itibaren malul sayılacağı belirlenmeden sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun raporu ile Adli Tıp Kurumu 3.Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu arasında çelişki olduğundan Adli Tıp Kurulu Genel Kurulundan rapor alınarak raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek ve ayrıca ATK Genel Kurulundan hangi tarihten itibaren 2/3 oranında maluliyete girdiğini sorup belirleyerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.