Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/1071 E. 2010/972 K. 08.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1071
KARAR NO : 2010/972
KARAR TARİHİ : 08.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 1.6.1982- 1.6.1996 ve 1.5.1999- 16.3.2002 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendinkapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı şirkete ait işyerinde 01.06.1982 – 01.06.1996 ile 01.05.1999 – 16.03.2002 tarihleri arasında geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 01.06.1982-01.06.1996 tarihleri arasındaki süre yönünden hak düşürücü süre nedeni ile istemin reddi ile 01.05.1999-16.03.2002 tarihleri arasındaki Kuruma bildirilmeyen sürelerin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı şirket adına tescilli işyerinde 01.04.1986, 01.11.1986, 01.12.1986, 20.09.1989 ve 15.07.2000 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgelerinin verildiği, davacının davalı işyerinde 10.04.1986-30.01.1987, 20.09.1989-28.02.1990 ve 15.07.2000-16.03.2004 tarihleri arasındaki çalışmalarının ayda 30 günden az olacak şekilde kısmen bildirildiği, 2001 yılı 3-11 ayları ile 2002 yılı 1-3 aylara ilişkin ücret bordrolarındaki imzaların davacının eli ürünü olduğunun tesbit edildiği, bordro tanıklarının beyanlarından davacının çalışmasının sürekli olduğu anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasanın 79/8. maddesinde yönetmelikle tesbit edilen belgeler işveren tarafından verilmeyen sigortalıların çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açacakları hükmü öngörülmüştür. Madde de belirtildiği üzere yönetmelikle tesbit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi veya dönem bordrosu) verilmesi durumunda 5 yıllık hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği açık-seçiktir.
Somut olayda davacının 10.04.1986-28.02.1990 tarihleri arasındaki sürede geçen çalışmalarının 30 günden az olacak şekilde kısmi bildirimlerin yapılmış olması nedeni ile giriş-çıkış tarihleri arasındaki kısmi bildirilen süreler yönünden hak düşürücü süre söz konusu değil ise de temyiz edenlerin sıfatına göre bu durum bozma nedeni yapılmamıştır.
Tespit kararı verilen süreler yönünden ise;Gerçekten, davacının, işyerindeki çalışmaları işe giriş bildirgelerine, aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Öte yandan işe giriş bildirgesi ve bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Yapılacak iş, davacının davalı işyerindeki 01.05.1999-16.03.2002 çalışma dönemi yönünden davalı işverence düzenlenen 2001 yılı 3-11 ayları ile 2002 yılı 1-3 aylarına ait ücret bordrolarında davacının imzalarının bulunması ve İşçilik alacakları ile ilgili açılan Keşan 1. Asliye Hukuk (İş) mahkemesinin 2004/132 Esas sayılı dosyada ücret bordrolarına davacı vekilinin itiaz etmediği de gözetilerek davacının imzasını içeren bu bordrolara geçmiş sürelerin dışındaki sürelerle ilgili olarak istemin reddine, imzalı olmayan ve ücret bordrosu bulunmayan döneme ilişkin süreler yönünden ise şimdiki gibi eksik bildirilen çalışmaların tesbitine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Güvenal Koll.Şti.’ne iadesine, 08.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.