YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10827
KARAR NO : 2009/13719
KARAR TARİHİ : 27.10.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 22.3.1985 tarihinden itibaren kesintisiz esnaf … sigortalılığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere verilen kararın bozma kararına uygun olmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, 7.7.1981 tarihli Pazarcılar Odası meslek kuruluş kaydına göre 22.3.1985 tarihinde …’a kayıt ve tescili olduğu halde oda kayıt defterinde baba adı ve doğum tarihinde silinti kazıntı olduğu gerekçesiyle davalı Kurumca kabul edilmeyen, primleri ödenen 22.3.1985 tarihinden 5.2.1992 tarihine kadar olan sürede zorunlu … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının oda kaydının 7.7.1981-18.7.2005 tarihleri arasında devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verdiği karar Dairemizin 5.32007 tarihli kararı ile oda kaydı üzerinde yapılan incelemenin eksik olduğu, oda kaydı usulüne uygun şekilde tesis edilmemiş ise tahrifat olayının davacının katımlı ile yapıldığı konusunda iddia ve delil bulunmadığından davacının 31.10.1994-31.8.2005 tarihleri arasında yaptığı prim ödemelerinin ihtilaflı dönemi kapsayıp kapsamadığı araştırılarak sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, uyulan bozma kararı sonucunda oda kaydı üzerinde gerekli incelemeler yapılmış Bafra 2. Noterliğinde 24.3.1995 tarihinde 4228 yevmiye nosu ile tasdik edilmiş Esnaf Odası kayıt defterinde sonradan geçmişe yönelik 1981 tarihi itibariyle kaydın yapıldığı bu tahrifatlı kayıt nedeniyle üye kaydının geçerli olmadığı, 1985 yılı sonrası için gerekli şart olan esnaf sicil kaydının olmadığı, oda kaydında da net adres ve mesleğinin ayrıntılı olarak yazılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de bozma gereği yerine getirilmemiş prim ödemelerinin ihtilaflı dönemi kapsayıp kapsamadığı araştırılmamıştır.
Öncelikle belirtilmelidir ki; 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır.
Davalı Kurum’un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması ve daha sonra davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Sosyal güvenlik kurumlarının anayasal görevlerini yerine getirirken, sigortalılara karşı olabildiğince yasal haklarını hatırlatması ve bu durumlarını izlemesi
zorunlu görev olarak ortaya çıkar. …’un bu anayasal sosyal güvenlik ödevinin gereği olarak, sigortalısını uyarmaması sonucu, primleri tahsil edilen sürelerin 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Yapılacak iş; davacının 1997 yılı prim affından faydalandığı 1997-2001 dönemi prim ödemelerinin de bulunduğu keza 1997 yılı affı ile ve daha sonra yapılan prim ödemelerinin 31.10.1994-31.8.2005 tarihleri arasında prim ödemelerinin bulunduğu nazara alınarak prim ödemelerinin ihtilaflı dönemi kapsayıp kapsamadığı, yapılan prim ödemelerinin hangi dönemleri kapsadığı araştırılarak geriye doğru nizalı dönemi kapsar şekilde ödeme yapılmış ve uzunca süre kullanma şartı gerçekleşmiş ise sonucuna göre hüküm kurmak gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.