YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1097
KARAR NO : 2009/11090
KARAR TARİHİ : 13.07.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalı …ın geçirdiği iş kazası sonucu ölmesi nedeniyle davacı eş ve çocuklarının uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların maddi zararlarının S.G.K.’ca bağlanan gelirin peşin sermaye değeri ile karşılandığından maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat istemlerinin de kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar murisinin ölümüyle sonuçlanan olayda davalı işverenin % 65 davacılar murisinin de % 35 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Davacıların maddi tazminat istemlerinin maddi zararının S.G.K.’ca bağlanan gelirin peşin sermaye değeri ile karşılanması nedeniyle reddedilmesi yerinde ise de; bu durumun dava açmazdan önce davacılar tarafından bilinmesi mümkün olmadığından davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davalı vekili yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi isabetsiz olmuştur.
Öte yandan Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş yararına 30.000,00 TL. manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 40.000,00 TL’sına, davacı çocuklar yararına da 25.000,00’er TL. manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 50.000,00’er TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıdaki açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine;
“1- Davacıların maddi tazminat talebinin REDDİNE; maddi tazminat istemi maddi zararın S.G.K.’ca bağlanan gelirin peşin sermaye değeri ile karşılanması nedeniyle reddedildiğinden bu durumun dava açmazdan önce davacılar tarafından bilinmesi mümkün olmadığından davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
2-Davacı eş için 30.000,00 TL. ve çocuklar için ayrı ayrı 25.000,00 TL. manevi tazminatın 08.09.2005 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla manevi tazminat talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına manevi tazminat miktarları üzerinden hesaplanan eş için 3.300,00 TL. ve çocuklar için ayrı ayrı 2.800,00 TL. avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine,
Reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden aynı tarife gereğince hesaplanan 3.300,00 TL nin davacı eşden, davacı çocuklardan ayrı ayrı 2.800.00 TL alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacılar tarafından yapılan toplam 1.039,60 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan takdiren 310,00 TL’sının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 4.320,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.649.00 TL’nin mahsubuyla bakiye 671.00 TL. nisbi harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, davacılar tarafından peşin yatırılan 3.649.00 TL nisbi harç ile 11,20 TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 3.660.20 TL. harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına kararın bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 60.00-TL temyiz başvuru harcının taraflarca yatırılmış olduğu anlaşılmakla, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 13.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi