Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/1101 E. 2010/1542 K. 16.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1101
KARAR NO : 2010/1542
KARAR TARİHİ : 16.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, 14.03.1961-18.3.1961 tarihleri arası çalışmalarının murisi … oğlu 20.12.1922 doğumlu …’a ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava: … sicil numaralı sigorta sicil dosyasında 14.03.1961 tarihli işe giriş bildirgesi ile …adına bildirilen 14.03.1961-18.03.1961 tarihleri arasındaki çalışmanın davacı murisi … ve … oğlu Kışla 20.12.1922 doğumlu …’a ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile “… Şeker Fabrikası tarafından sunulan 620.710.013.712 sicil numaralı iş yerine ilişkin olarak 14.03.1961 tarihli sigortalı işe giriş beyannamesindeki … sigorta sicil numaralı …’ın ” … ve …’dan olma 20.12.1922 d.lu …” olduğunun ve işe giriş beyannamesindeki …’ın soy isminin “…” olarak düzeltilmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmişse de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Kamu düzenini yakından ilgilendiren bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince, sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle aidiyeti ileri sürülen 14.03.1961 tarihli işe giriş bildirgesindeki imzanın davacı murisine ait olup olmadığı belirlenmeli, gerek Sosyal Güvenlik Kurumunda gerekse işveren yanında bulunan ve sigortalının imzası ile fotoğrafını içeren işe giriş bildirgesi ücret tediye bordrosu gibi belgeler getirtilip imzanın ve fotoğrafın davacı murisine ait olup olmadığı konusunda benzerlik incelemesi yapılmalı, sigortalıyı yakından tanıması gereken işveren, müdür, şef, ustabaşı, çalışma arkadaşları dinlenmeli, işe giriş bildirgesinde adı yazılı olan …adına nüfus kaydının bulunmadığı bildirilmiş ise de mahallen zabıta aracılığı ile böyle bir kişinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve bu çalışmaların davacıya ait olup olmadığı, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ve her türlü delille araştırılarak sonuca gidilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.09.2007 gün ve 2007/21-600E,2007/604K. Sayılı kararı da aynı yöndedir. Öte yandan davalı kurumun 07.01.2008 günlü yazı ile davacıya kurum kayıtlarında birden fazla … adına sigorta kaydının bulunduğunu bildirmiş bulunmasına göre, anılan yazıda sözü edilen …’lara ait kimlik bilgilerinin de getirilerek dava konusu edilen çalışmaların anılan sigortalılarla ilgisinin bulunup bulunmadığının da araştırılması ilgisi var ise dava o sigortalınında hak alanını ilgilendirdiğinden davacıya o kişiyi yöntemince davaya dahil etmesi için önel verilmesi davaya katılımı sağlandıktan sonra dava ile ilgili savunması alınıp bildireceği deliller toplandıktan sonra çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği açıktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde ve özellikle dava, kurum kayıtlarına göre çalışmaların mal edildiği sigortalıların hak alanını ilgilendirdiği halde yokluklarında eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.