Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/11132 E. 2010/445 K. 21.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11132
KARAR NO : 2010/445
KARAR TARİHİ : 21.01.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile Davacı … için 100,000 TL, küçük … için 20,000. TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/12/2003 den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, karar vermiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Davalının aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazların reddi gerekmiştir.
Davacılar murisi Mehmet Şahin’in iş kazası sonucu hayatını kaybettiği olayda, davalı işverenin % 40, dava dışı üçüncü kişilerin % 60 oranında kusurlu oldukları,murisin kusurunun bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı … yararına 25.000.00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 100.000.00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinmesine, yerine,
“1-Davanın kısmen kabulü ile; davacı … için 25.000.00 TL,davacı … için 20.000.00 TL manevi tazminatın 18.12.2003 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla istemin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden davacı … için 2.900.00 TL avukatlık ücretinin,davacı … için 2.400.00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak bu davacılara verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden davacı …’den 2.900.00 TL davacı …’dan 2.400.00 TL avukatlık ücretinin alınarak davalıya verilmesine,
4- Davacılar tarafından yapılan toplam 25.00 TL yargılama giderinden, kabul ve ret oranına göre takdiren 4.00 TL’sının davalıdan alınarak davacılara verilmesine
5-Alınması gereken 2.430.00 TL ilam harcından peşin alınan 14.00 TL harcın düşümüyle kalan 2.416.00 TL nispi harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin yatırılan 14.00 TL nispi harç ile 14.00 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 28.00 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 21.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.