Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/11353 E. 2010/8419 K. 12.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11353
KARAR NO : 2010/8419
KARAR TARİHİ : 12.07.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum işleminin iptaliyle 20.4.1982 tarihinden itibaren Kurum sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Davacı, davacının oda kaydı nedeni ile 14.08.1985 tarihinde başlayan … sigortalılığının 15.7.1993 tarihinde sona erdiğini, sigortalılık şartlarını taşıdığını ileri sürerek 15.07.1993 sonrasında da 1479 sayılı Yasa tabi … sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ile ulaşılmıştır.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
Davacının şahsi sicil dosyasının incelenmesinden, 06.01.1986 tarihinde kuruma verilen giriş bildirgesine istinaden, 20.04.1982 tarihi itibariyle … sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, sonradan Kurumca 15.07.1993 tarihli isteğe bağlı sigortalılık başvuru dilekçesi ekindeki İB formu ile 18.04.2006 tarihli İB formundaki oda kaydına ilişkin olarak kurum elemanı tarafından oda kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda esnaf oda kaydının 14.08.1985 tarihinde esnaf Ajansı tarafından oluşturulduğu,bu dönemde yönetim kurulu bulunmadığı için üye defterindeki terk işlemine göre terk işleminin yapıldığı, Silvan Esnaf Odasının 1992 yılında kurulduğu,1993 yılında verilen İB formunda sicil kaydının 1993 yılında silindiğinin kayıtlı olduğu siliniş tarihinin belli olmadığı, bu kaydın da üstü çizilerek karalanmış olması nedeni ile oda kaydının geçerli olmadığı sonucuna varılarak 15.07.1993 sonrası 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının sona erdirildiği anlaşılmaktadır.
Gerçekten davacının 15.07.1993 tarihinde kurum kayıtlarına giren 15.07.1993 tarihli isteğe bağlı sigortalılık başvuru dilekçesi ekindeki İB formu ile esnaf odası kaydının bulunmadığı ilgili oda yetkilisinin imzası ile onaylıdır. Daha sonra davacı tarafından kuruma sunulan 18.04.2006 tarihli İB formunda ise oda kaydının devam ettiğine ilişkin oda yetkilisinin imzası bulunduğuna göre; mahkemece oda kaydı yönünden çelişki yaratan bu durum üzerinde yeterince durulup gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılacak iş,yukarıda tarihleri yazılı İB formlarındaki çelişkili durumun ortaya çıkış nedenini araştırmak, gerektiğinde bu konuda İB formunda imzası bulunan oda yetkilileri ile durumdan bilgi sahibi olan yönetim kurulu başkan ve üyelerini dinlemek, oda ve ajanlık kayıtlarını hazirun cetvelleri ve üye kayıt defterleri ve ilgili diğer belge ve kayıtlarla birlikte inceleyerek oda üyeliğinin devam edip etmediği hususunu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlemek ve elde edilecek sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı SSK Vekili’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 12.07.2010 tarihli oturumda oybirliğiyle karar verildi.