YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11409
KARAR NO : 2010/10136
KARAR TARİHİ : 19.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davalı kurumca davacı şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı şirkete ait Hotel … adlı otelin 5 yıldızlı, 40 normal, 12 suit ve toplam 116 yatak kapasiteli, 100 kişilik restorantı, havuz bar-snack bar-lobi bar ve servis bara sahip, yüzme ve çocuk havuzları olan bir işletme olduğu, 29.12.2006 tarihli kurum müfettiş raporuna göre işin yürütümü için yapılan 1.8.2003-31.12.2005 tarihleri arası döneme ilişkin işyeri kayıtlarının incelenmesi neticesinde işin emsaline göre eksik işçilik bildirildiğinden dolayı 2003/8-12. aylar için 50.665,86 TL, 2005/1-12. aylar için 76.219,17 TL olmak üzere 126.885,03 TL noksan işçilik tespiti üzerine, kurumca 27.2.2007 tarih ve 22070 sayılı işlemle 43.140,92 TL prim ve 26.860,72 TL gecikme zammı toplamı 70.001,64 TL prim tahakkuk ettirilip, 8.3.2007 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından yapılan 22.3.2007 tarihli itirazın, Kurum Ünitesince 10.4.2007 gün ve 12 sayılı kararla reddine karar verildiği, 18.4.2007 tarih ve 3947 takip nolu 16674 sayılı gecikme zamlı olarak 72.600,62 TL’lik ödeme emri düzenlenerek 27.4.2007 tarihinde otel muhasebe müdürü imzasına tebliğ edildiği ve davacı tarafından süresinde ödeme emrinin iptali davasının açıldığı görülmektedir.
Öte yandan 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesinde sigorta müfettişi tarafından Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgari işçilik tutarı üzerinden Kurumca re’sen tahakkuk ettirilen sigorta pirimleri bu Kanunun 80.maddesinde nazara alınarak işverene tebliğ olunacağı, işverenin tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edilebileceği, itirazın takibi durdurucağı, Kurumca itirazın reddi halinde işverenin kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabileceği, mahkemeye başvurulmasının prim borcunun takip ve tahsilini durdurmayacağı, bildirilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 80/5 ve 6183 sayılı Yasa’nın 58. maddeleridir. 506 sayılı Yasa’nın 80/5.maddesine göre “Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. 6183 sayılı yasanın 58/1. .maddesine göre ise, “ Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs,böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir.
Gerçekten, 506 Sayılı Yasa’da yeni düzenlemeler getiren 4958 sayılı Yasa’dan önce kurumun ölçümlemeye dayanak aldığı yasal düzenlemelerin ortadan kaldırıldığı hususu açıktır. Gerek 3917 sayılı Yasa ve gerekse bu yasayla öngörülen ölçümlemeye ilişkin esaslar yerine yeni düzenleme getiren 616 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin hükümleri geçerliliğini yitirmiştir. Ne var ki, bu hukuksal boşluk, kurumun yapılan işler ile buna bağlı bildirilmesi zorunlu işçilik miktarları üzerinde denetim ve prim saptama yetkisini ortadan kaldırmamıştır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.11.2001 günlü, Esas: 2002/965, Karar: 2001/1038 sayılı kararı da aynı yöndedir. 506 Sayılı Yasa’nın 79.maddesi ve diğer hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kuruma kendisine bildirilen veya bildirilmeyen işçilik yönünde inceleme yetkisi açıkça verilmektedir. Kaldı ki, 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 Sayılı Yasa’dan önce durum bu merkezde olduğu gibi, 4958 Sayılı Yasa’nın 37. ve 49. maddeleri gereğince de kurumun ölçümleme hakkının bulunduğu ortadadır. 5510 sayılı Yasa’nın Asgari işçilik uygulaması ve uzlaşma başlıklı 85.maddesinde de Kuruma bu yetki açık şekilde verilmiştir.
Hal böyle iken mahkemece hiçbir yasal dayanağı olmadığı halde 506 sayılı Yasa’nın 79. Ve 130.maddelerinde gösterilen işyerleri ve işkolları arasında otel işletmeciliğinin bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Uyuşmazlık davacı şirketin davaya konu otel işletmeciliği işi nedeniyle, hakkında Kurumca düzenlenen ödeme emrinde, yazılı miktarı borçlu olup olmadığı noktasındadır.
Davalı Kurum vekilince, ödeme emri düzenlenmesinin temeli olan prim borcu ve tahakkukunun iptaliyle ilgili mahkemenin 2007/298 Esas sayılı dosyasında görülen bir davanın bulunduğu ve neticesinin beklenmesinin gerekeceği ileri sürüldüğüne göre, yapılacak iş; söz konusu davanın ön mesele olabileceği ve neticesinin beklenmesi gerekebileceğinden mahkemece işin esasına girilerek davacı şirket tarafından Kurum hakkında açılan prim tahakkukunun iptaline ilişkin mahkemenin 2007/298 Esas sayılı dava dosyasının getirtilerek bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı konusunda bir karar verilerek sonuca varmaktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.