Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/12192 E. 2010/12545 K. 13.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12192
KARAR NO : 2010/12545
KARAR TARİHİ : 13.12.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-HUMK’nun 427. maddesindeki parasal sınırları değiştiren 5219 sayılı yasanın 2/c maddesi ile 21.7.2004 tarihinden itibaren verilecek kararlarda 40.000.000 TL olan kesinlik sınırı 1.000.000.000 TL’ye (1.000,00-YTL) çıkarılmıştır. Diğer bir deyişle 21.7.2004 tarihinden itibaren verilen kararların temyiz edilebilmesi için hüküm altına alınan miktarın 1.000.000.000.TL (1.000,00-YTL)’yi geçmesi gerekir.
HUMK’na 5236 sayılı yasanın 19.maddesi ile eklenen Ek-4.maddeye göre ise “Görev, kesin hüküm, istinaf, temyiz, Yargıtay’da duruşma, senetle ispata ve sulh mahkemelerindeki taksim davalarında muhakeme usulünün belirlenmesine ilişkin maddelerdeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on milyon lirayı (10,00-TL) aşmayan kısımları dikkate alınmaz.”
2008 yılında bu parasal sınır 1.250,00YTL.olarak uygulanmıştır. Öte yandan 20.11.2007 gün ve 27060 sayılı sayılı Resmi Gazetede ilan edilen Maliye Bakanlığı’na ait 387 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 2008 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı % 12 olarak öngörülmüştür. Buna göre, 2009 yılında mahkemelerce verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 1.400.00. TL.’yi geçmesi gerekir.
İnceleme konusu karar,bu tarihten sonra verilmiş ve davacı yararına 193.90-TL tedavi giderine hükmedilmesine ilişkin karar kesin nitelik taşıdığından 1.6.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak davalıların tedavi giderine ilişkin hükme yönelik temyiz dilekçesinin kararın kesinlik sınırları içinde kalması nedeniyle reddine,
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici nedenlere göre temyiz nedenlerine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
3-Davacı sigortalının meslekte kazanma gücünü %13,2 oranında kaybedecek şekilde maluliyeti ile sonuçlanan iş kazasında sigortalının % 30, davalı …Ş. nin %35 diğer davalı Ersel Nakliyat Ltd Şt. nin ise % 35 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 15.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 25.000,00TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümü ile silinerek yerine;
“1.Davanın kısmen kabulü ile 2.061,86 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın 31.07.2004 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, Tedavi giderlerinden kaynaklanan 193,90 TL alacağın ise ıslah tarihi olan18.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
2. Maddi tazminat ile tedavi giderleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanan 575,00-TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3. Kabul edilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanan 1800,00-TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım üzerinden aynı Tarife gereğince 1.800.00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4. Alınması gereken 931.81-TL harçtan peşin alınan 705,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 226.31-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
5. Davacı tarafından yapılan toplam 1.392.50-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 695,97 TL’lık kısmının davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan toplam 716.70-TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalılara yükletilmesine, 13.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.