Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/12363 E. 2010/7674 K. 29.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12363
KARAR NO : 2010/7674
KARAR TARİHİ : 29.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalılardan işveren nezdinde 15.02.1989-15.02.1990 tarihleri arasında çalışmış olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı bankaya devir edilen Emlak Bank A.Ş.’nin Halitpaşa şubesinde 15.02.1989-15.02.1990 tarihleri arasında geçen ve Kurum’a bildirilmeyen çalışmaların tespitini istemiştir.
Mahkemece davacının davalı iş yerinde 15.02.1989-15.02.1990 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalılar avukatlarınca temyiz edilmiştir.
Mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın sonuca gidildiği görülmektedir.
Gerçekten davacının Halitpaşa’daki işyerinden 15.02.1989 tarihinde girişinin, 14.02.1990 tarihinde işten çıkışının bildirildiği, davalı işyerinden 1990/1 dönemde bildirilmiş 30 günlük çalışmasının bulunduğu, dava konusu dönemde iş yerinden bir işçi için aylık prim bildirgelerinin düzenlenerek Kurum’a verildiği, ancak dönem bordrosu düzenlenmediği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Mahkemece Halitpaşa şubesi çalışanı olduklarını beyan eden tanıkların anlatımlarından yola çıkılarak davanın kabulüne karar verilmişse de bu sonuç hatalı olmuştur. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşuna aittir. Kamu kuruluşlarında, çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Nitekim davacıya ait kimi çalışmaların resmi kayıtlara intikal ettirildiği de tartışmasızdır. Bunun dışında davacının, kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmamıştır.
Yapılacak iş:, davacının dava konusu yapılan çalışmalarının, gerçekten olup olmadığını davalı kamu kuruluşu kayıt ve ücret bordrolarından saptamak, bu tür belgelerde noksanlık varsa, bunun nedenini araştırmak, giderek işveren kuruluşun davacı ile ilgili yetkili şef, amir, müdür gibi yetkili kişileri dinlemek ve tüm deliller toplandıktan sonra delilleri takdir edip ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde ve özellikle kendi anlatımları dışında iş yerinde çalıştıkları belli olmayan yetersiz iki tanık beyanına dayanılarak eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Ziraat Bankası AŞ.’ye iadesine, 29.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.