Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/12645 E. 2009/13364 K. 22.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12645
KARAR NO : 2009/13364
KARAR TARİHİ : 22.10.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 20.4.1982- 30.11.1992 tarihleri arası bağkur sigortalısı olduğunun tesbitine, 6.8.1994-28.2.1996 ve 6.6.1996-30.11.2002 tarihleri arası bağkur sigortalısı olmadığından prim borçlarının iptaline, yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının 20.04.1982-30.11.1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalısı olduğunun; 06.08.1994-28.02.1996 ve 06.06.1996-30.11.2002 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalısı olmadığının ve anılan dönemlere ilişkin … primlerini de borçlu bulunmadığının tespiti ile 11.02.2006 tarihi itibariyle 506 sayılı Yasa’ya göre yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı üzerine verilen, davacının 20.04.1982-30.11.1992 tarihleri arasındaki dönemde SGK’nca zorunlu … sigortalısı olduğu kabul edildiğinden bu döneme ilişkin talebin hukuki yarar yokluğundan reddine, 06.08.1994-28.02.1996 ve 06.06.1996-30.11.2002 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalısı olmadığının ve anılan dönemlere ilişkin … primlerini de borçlu bulunmadığının tespitine ilişkin olarak verilen karar doğrudur. Ancak davacının yaşlılık aylığı talebinin reddine dair verilen karar eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak verilmiştir.
Somut olayda, davacı, 01.12.1992-05.08.1994; 01.03.1996-05.06.1996; 01.12.2002-29.01.2004; 13.05.2004-15.01.2005 ve 18.05.2005-16.02.2006 tarihleri arasında kısmi ve kesintili olarak 1309 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalısı, 20.04.1982-30.11.1992 tarihleri arasında 10 yıl, 7 ay, 10 gün 1479 sayılı Yasa’ya göre esnaf … sigortalısı olarak 3820 prim ödeme gün sayısının bulunduğu, 600 günlük askerlik süresini borçlanarak ödediği anlaşılmaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumlarına tabi olarak geçen hizmetlerin birleştirilmesi hakkındaki 2829 sayılı Kanun’un aylık bağlayacak Kuruma ilişkin 8.maddesinde; birleştirilen hizmet süreleri toplamı üzerinden ilgililere son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan Kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise, sonuncusunun tabi olduğu Kurumca kendi mevzuatına göre, aylık bağlanıp ödeneceği açıkça belirtilmiştir. Bu durumda davacıya şartları varsa 17.02.2006 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu SSK’ndan 506 sayılı Yasa hükümlerine göre aylık bağlanması gerekir. Mahkemece davacının 506 sayılı Yasa’da belirtilen yaşlılık aylığı koşullarını taşıyıp taşımadığı tartışılıp değerlendirilmeden, aylık konusundaki talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, yukarıdaki veriler dikkate alınıp tartışılarak davacının 506 sayılı Yasa’nın Geçici 81. maddesine göre tam veya kısmi yaşlılık aylığı şartlarını haiz olup olmadığını ayrıntılı bir şekilde araştırıp, çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.