Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/12968 E. 2010/11568 K. 25.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12968
KARAR NO : 2010/11568
KARAR TARİHİ : 25.11.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ile davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava zararlandırıcı sigorta olayı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar, murisleri Engin Bozkurt’un, davalı işverenin işçisi olarak çalışırken 11.06.2006 tarihinde işverenin kusurlu davranışı sonucu gerçekleşen iş kazası nedeniyle öldüğünü ileri sürerek davacı eş ve davacı çocuk …’un her biri için 1.000,00.- TL maddi, 35.000,00.- TL manevi, davacı çocuk … için 35.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, davalı yanca davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece her bir davacı için 25.000,00.-TL manevi tazminat ile davacı eş için 1.000,00.-TL ve davacı çocuk … için 3,75.-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacılar murisinin, iş kazasında % 50 ve davalının ise % 50 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 47.maddesinde, bedensel bütünlüğün bozulması halinde, Hakimin, olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük, eş değişle vücut bütünlüğü kavramının fiziksel bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebildiğinden Hakimin, kararında bu özellikleri, objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Öte yandan manevi tazminatın tutarını belirleme görevi, Hakimin taktirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı ve duyulan üzüntüyü hafifletecek nitelikte olması gerekir. Hakimin bu konudaki taktir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, işçinin sürekli iş göremezlik oranı, yaşı ve olay tarihi gibi durumları göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yaratması yanında caydırıcı nitelikte de olması gerektiği söz götürmez.
Bu ilkeler doğrultusunda davacı çocukların her biri yararına 20.000,00-TL manevi tazminat yerine 25.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın kısmen kabulüne; davacı eş için 1.000,00.- TL maddi tazminat ile 25.000,00.- TL manevi tazminatın 17.06.2006 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla manevi tazminat talebinin reddine; davacı çocuk … için 3,75.- TL maddi tazminat ile 20.000,00.- TL manevi tazminatın 17.06.2006 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla manevi tazminat talebinin reddine; davacı çocuk … için 20.000,00.- TL manevi tazminatın 17.06.2006 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla manevi tazminat talebinin reddine;
2- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen;
a- Davacı eş yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden 575,00.-TL ve manevi tazminat miktarı üzerinden 2.900,00-TL avukatlık ücretinin; davacı çocuk … yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden 575,00.-TL ve manevi tazminat miktarı üzerinden 2.400,00-TL avukatlık ücretinin; davacı çocuk … yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 2.400,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
b-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden davalı yararına, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden 1.200,00-TL avukatlık ücretinin davacı eşten, 1.800,00.-TL avukatlık ücretinin davacı çocuk …’tan, 1.800,00.- TL avukatlık ücretinin davacı çocuk …’tan alınarak davalıya verilmesine,
3- Red edilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 472.26,00.-TL yargılama giderinden takdiren 292,35.-TL’nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 3.564,20.-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 1.458,00.-TL’nin indirimi ile kalan 2.106,20.-TL ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına
5- Davacı tarafça yatırılan 1.458,00.- TL. nisbi harç ile 12,20.- TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 1.470,20.-TL. harcın davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz edenlerden ilgililerine yükletilmesine, 25.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.