Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/12998 E. 2009/13032 K. 19.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12998
KARAR NO : 2009/13032
KARAR TARİHİ : 19.10.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, emeklilik dilekçesinin verildiği tarihte prim borcunun olmadığının tespitiyle, emeklilik başvurusunun geçerli olduğuna karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi…… tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, 25.11.2005 tarihinde Kuruma yaptığı tahsis talebine göre, yaşlılık aylığı şartları oluştuğundan ve de kuruma prim borcu bulunmadığından, tahsis talep tarihinde prim borcunun olmadığının tespiti, aksine Kurum kayıtlarının iptali ile, tahsis talep dilekçesinin Kuruma verildiği tarihten sonra ödenen primlerin geri alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece istemin kabulü ile, davacının emeklilik dilekçesi verdiği tarihte prim borcunun olmadığının tespiti ile , bu tarihten sonra ödenen primlerin davacıya iadesine, Kurum kararının iptaline karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Davacının 1984 tarihinde vergi kaydına dayanılarak re’sen 1479 sayılı Yasa’ya göre Kuruma tescil edildiği, 26.2.1982-24.3.1983 ve 27.7.1991-31.12.1992 tarihleri arasında vergi kaydının, 23.1.1980-9.11.2005 ve 30.7.1991 – 31.12.1992 tarihleri arasında şoförler oda kaydının bulunduğu, ekli ve kesinleşen Trabzon İş Mahkemesinin 28.3.2006 gün ve 2005/763 Esas – 2006/103 Karar sayılı ilamı ile de, vergi kaydının bulunmadığı 24.3.1983-22.3.1985 tarihleri arasında da 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı sayıldığı, 24.11.2005 tarihinde 600 günlük askerlik borçlanma primini de Kuruma yatırdığı, 25.11.2005 tarihli tahsis talebinin 1.12.2005 tarihinde 23 yıl 3 ay 12 gün hizmeti olup 25 yılı doldurmadığından reddine karar verildiği açıktır. Yukarıda belirtilen ve onanarak kesinleşen mahkeme kararı gereğince, davacının 24.33.1983-22.3.1985 tarihleri arasıdaki hizmeti ile birlikte, askerlik borçlanması da dikkate alınarak 25.11.2005 tarihli tahsis talep tarihinde toplam 25 yıl hizmetin olduğu uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık, davacının 25.11.2005 tarihinde kuruma prim borcu olup olmadığının tespiti ile, Nisan 2007 tarihinde Kuruma yaptığı prim ödemesinin davacıya iadesinin mümkün olup olmadığı noktalarındadır.
Davacının, 25.11.2005 tarihinde Kuruma 25 yıl üzerinden prim borcunun olmadığı açıktır. Gerçekten davacının 18.11.2005 tarihinde Kuruma verdiği 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun geçici 3. maddesinin 4. fıkrasından yararlanarak sigortalılığının devamını istediği dilekçesine verilen 28.11.2005 gün ve 115313 sayılı Kurum yazısında davacının prim borcunun bulunmadığı bildirilmiş iken, 25.11.2005 tarihli tahsis talebine verilen 1.12.2005 tarihli red yazısında da vergi kaydının bulunmadığı 24.3.1983-22.3.1985 tarihleri arası süresi iptal edilerek bu kez 25 yıl süresinin bulunmadığı açıklandığına göre, mahkemece Kurumun iptal işlemini yapmadan verdiği 28.11.2005 günlü yazısı gereğince ilk tahsis talep tarihinde 24.11.2005 tarihinde yaptığı askerlik borçlanması ile birlikte 25 yıl sigortalılık süresi üzerinden Kuruma prim borcunun olmadığının kabulü doğrudur.
Ne var ki, davacının 7.6.2005 tarihinde kabul edilerek 21.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren “Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun” geçici 3. maddesinin 4. fıkrası gereğince Kuruma yaptığı ve oda kaydına göre sigortalılığının devamını istediği 18.11.2005 tarihli dilekçesinin Kurumca kabul edildiği ve 28.11.2005 tarihinden itibaren bu yasa gereğince bağımsız çalışmasını sürdürdüğü, 30.4.2007 tarihine kadar devam eden bağımsız çalışmasına ilişkin sonradan ödediği primlerin 1479 sayılı Yasa’nın Ek 20. maddesi gereğince Kurumca Sosyal Güvenlik Destek Primi kesintisi olarak değerlendirileceği ve iadesine karar verilmesinin mümkün olmadığı dikkate alınmadan 30.4.2007 tarihinde ödediği primlerin iadesine de karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yapılacak iş; Davacının 25.11.2005 tarihinde yaşlılık aylığı şartlarını taşıdığı ve Kuruma prim borcunun olmadığının tespitine, devam eden bağımsız çalışması nedeni ile sonradan ödendiği anlaşılan primlerin iadesine ilişkin isteminin ise reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.