YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13314
KARAR NO : 2010/11254
KARAR TARİHİ : 11.11.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının iş kazası sonucu uğradığı maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 10.500,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 03.01.1999 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazla istemin reddine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, SGK Başkanlığınca davalı işverene karşı Isparta İş Mahkemesinde 08.06.2001 tarihinde rucuen tazminat davası açıldığı, mahkemece 07.04.2004 tarihli karar ile işverenin %80, sigortalının % 20 oranında kusurlu olduğu, sürekli iş göremezlik oranının %15.2 olduğunun kabulü ile verilen kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 05.10.2004 tarihli karar ile onanarak kesinleştiği, davacının 03/01/1999 tarihinde davalıya ait ORMA A.Ş.’de filiz sunta pres hattında çalışmakta iken sağ elini çıkış sepeti zincir dişli sistemine kaptırdığı ve sağ elinin 2,3,4 ve 5. parmaklarından yaralandığı, SGK Başkanlığınca davacıya sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı, daha sonra 1.6.2008 tarihinde yapılan kontrol muayenesi sonucunda SGK Başkanlığı Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığının 06/03/2009 tarih ve 2289154 sayılı maluliyet raporunda; davacının daha önce tespit edilen % 11,1 maluliyet derecesinde bir değişikliğin olmadığının , yardıma muhtaç durumda bulunmadığının ve kontrol muayenesi gerekmediğinin tesbit edildiği, ve bu orana göre belirlenen en son peşin sermaye değerinin bildirildiği, Isparta Devlet Hastanesinin 06.07.2004 ve 06.07.2006 tarihli özürlülere göre düzenlenen sağlık kurulu raporlarında davacının çalışma güç kaybı oranının %45 olarak belirlendiği, mahkemece davacının sürekli iş göremezlik oranının % 15.2 olduğunun kabulüyle hesaplama yapan 21.10.2008 havale tarihli bilirkişi raporu esas alınarak, bilirkişi tarafından bulunan 46.420,55 TL gerçek zarardan SGK’ca % 11.10 oranı esas alınarak bağlanan gelirin 14.593,91 TL, en son peşin sermaye değeri ile 106,27 TL sosyal yardım zammı tenzil edilerek, davacının karşılanmayan maddi zararının 31.720,37 TL olduğunun kabulü ile talep gözetilerek 10.500,00 TL maddi tazminata ve % 15.20 oranı esas alınarak 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Davacının sürekli işgöremezlik oranı SGK’ca % 11.10 olarak belirlendiği halde, mahkemece % 15.20 oranı esas alınarak maddi zarar hesabı yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması ve % 15.20 oranı dikkate alınarak manevi tazminat takdir edilmiş olması, öte yandan, sigortalıya bağlanan yaşlılık aylığında meslek hastalığı ve iş kazası kolundan alınan primlerin hiçbir etkisi bulunmamakta olup, tamamen uzun vadedeki sigorta kollarından ödenen primler sonucu aylık bağlanmaktadır. Pasif dönemde herhangi bir işte çalışılmasa bile, ekonomik bir değer taşıyan salt yaşamsal faaliyetlerinin sürdürülmesi nedeniyle emsallerine göre fazla güç sarf edeceği ve bu durumun sigortalı bakımından asgari ücret düzeyinde bir zarar oluşturacağı açıktır. Bu nedenlerle pasif devre zararının da asgari ücret esas alınarak hesaplanması gerekir.Mahkemece pasif dönem zararının asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekirken, 506 sayılı Yasada belirtilen ilkeler doğrultusunda hesaplanması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davacıya sürekli işgöremezlik oranının % 11.10’dan daha yüksek olduğu konusunda bir itirazının bulunup bulunmadığını sormak, itirazı yoksa % 11.10 oranını esas almak suretiyle hüküm tarihinde en yakın tarihteki verilere göre maddi zarar hesabını yaptırıp, SGK’ca bağlanan gelirin hüküm tarihine en yakın tarihteki peşin sermaye değerini düşerek, davacının karşılanmayan maddi zararını belirleyip, kararı davacının temyiz etmediğinide gözeterek çıkacak sonuca göre bir karar vermek, % 11.10 oranını dikkate alarak manevi tazminatı takdir etmektir. Davacının % 11.10 oranına itirazının bulunduğunun anlaşılması halinde ise davacıya işvereni ve hak alanını ilgilendirdiğinden SGK Başkanlığını hasım göstermek suretiyle “maluliyet oranının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici mesele saymak ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.