YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13666
KARAR NO : 2010/10286
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.1.1983- 1.2.2007 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekillerince süresinde, davalı Köy Tüzel Kişiliği tarafındanda süresi dışında temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Hüküm, İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8.maddesi hükmüne göre, İş Mahkemelerinden verilen nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir. Somut olayda hüküm 13.08.2009 tarihinde temyiz eden davalı işveren Sarıkaya Köyü Tüzelkişiliği’ne tebliğ edilmiş, anılan davalının temyizi ise 09.09.2009 tarihinde vukubulmuştur. Şu duruma göre bu davalı yönünden 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir. Bu nedenle 1.6.1990 Tarih ve l989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da gözönünde tutularak davalı Sarıkaya Köyü Tüzelkişiliği’nin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddine,
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı SGK’nun tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
3-Davacı, davalı Köy Tüzelkişiliğine bağlı köy bekçisi olarak 01.01.1983-01.02.2007 tarihleri arasında geçen ve SGK’na bildirilmeyen çalışmalarının tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle davacının 01.01.1983-31.12.2001 tarihleri arasındaki döneme ilişkin istemin hak düşürücü süreye uğraması nedeniyle reddine, 01.09.2004-31.12.2005 tarihleri arasında SGK’na eksik bildirilen çalışmalarının ise tespitine karar verilmiş; 01.01.2002-31.08.2004 ve 1.1.2006- 1.2.2007 tarihleri arasındaki dönemlere ilişkin olarak kararın gerekçesinden anlaşıldığı üzere dava kanıtlanamadığından istemin reddedildiği ancak hüküm fıkrasında bu dönemle ilgili hüküm kurulmadığı görülmüştür.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne varki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Mahkemece 1.9.2004- 31.12.2005 tarihleri arasındaki dönemle ilgili olarak verilen tespit kararı doğrudur.
Somut olayda; davacının davalı işyerinde geçtiğini ileri sürdüğü hiçbir çalışması SGK’na bildirilmemiştir. Mahkemece yapılan araştırmada işyerinin ihtilaflı dönemde faal olduğu, dinlenen tanıkların davacının 1984 yılından bu yana köy bekçiliği yaptığını beyan ettikleri, korucu ve bekçi silahı taşıyanların kaydına mahsus defterde davacının 01.01.1983 tarihinde bu göreve başladığı, 1998 ve 2001 yılı bekçiliğine seçildiğini gösteren korucu seçim mazbatasının bulunduğu, davacının üzerine zimmetli silah ve mühimmatı 23.07.2001 tarihinde teslim aldığına dair belgeler bulunduğu, 16.07.2002 tarihli senet ile davacıya silah ve mühimmat zimmetlendiği, zabıta araştırmasının tutanağında davacıya 1983 yılında silah verildiği, Köy Karar Defterinde 19.10.1986 ve 28.04.1989 tarihli kararlarında davacıya köy ve ziraat bekçiliği görevlerinin verildiği, 20.08.2004 ve 21.01.2005 tarihli kararlarda ise, kültür ormanının korunması için bekçilik görevlerinin verildiği ve davaya konu edilen 01.01.1983 – 01.02.2007 tarihleri arasındaki çalışmanın kesintisiz geçtiği kanıtlandığı takdirde dava tarihi olan 12.04.2007 tarihinde çalışmanın sonu olan 01.02.2007 tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin de geçmemiş olduğu anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, ihtilafa konu 1.1.1983- 1.2.2007 tarihleri arasındaki hizmete ilişkin tüm belge, kayıt ve defterler, Kaymakamlık ve Köy Tüzelkişiliği’nden celbedilip incelenerek ve ihtilaflı dönemde muhtarlık ve azalık yapmış kişilerin gerekirse yeniden tanık olarak beyanlarını alarak davacının tespitini istediği çalışmaların aralıksız gerçekleşip gerçekleşmediğini belirleyip yukarıdaki veriler de dikkate alınarak, 1.1.983- 31.8.2004 ve 1.1.2006-1.2.2007 tarihleri arasındaki istem dönemi yönünden çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ile Köy Tüzel Kişiliğine iadesine, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.