Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/13722 E. 2010/10283 K. 21.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13722
KARAR NO : 2010/10283
KARAR TARİHİ : 21.10.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, SSK.’lı süreleri hariç 07.01.1987-24.09.1991 tarihleri arası 1479 sayılı Yasa sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, çakışan 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılığı dışlanarak, 07.01.1987-24.09.1991 tarihleri arasında, 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve incelemeyle varılmıştır.
Uyuşmazlık davacının 30.11.1987-26.05.1988, 16.11.1988-30.05.1989 ve 22.11.1989-04.06.1991 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu süreler dışında … sigortalısı olup olmadığı noktasındadır.
Somut olayda davacı, 07.01.1987 tarihinde başlayan vergi kaydı, 06.01.1987 tarihinde başlayan meslek odası ve 13.01.1987 tarihinde başlayan esnaf sicil kaydı nedeniyle 07.01.1987 tarihi itibariyle zorunlu … sigortalısı olarak tescil edilmiştir. Meslek odası ve vergi kaydı 31.10.1987 tarihinde sona ermiş ise de, esnaf sicil kaydı 24.09.1991 tarihine kadar devam ettiğinden davalı Kurum, davacıyı 06.01.1987-24.09.1991 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalısı olarak tescil etmiş; ancak 01.12.1987-25.05.1988; 17.11.1988-29.05.1989; 23.11.1989-23.05.1990 ve 24.05.1990- 03.06.1991 tarihleri arasında zorunlu … sigortalılığı ile çakışan ve aralıklı devam eden toplam 406 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılığı bulunduğundan davacıyı 506 sayılı Yasa’ya tabi çakışan zorunlu sigortalılık sürelerine ilişkin çıkış-giriş tarihleri arasında zorunlu … sigortalısı sayarak davacının sigortalılık sürelerini, 06.01.1987- 30.11.1987; 26.05.1988- 16.11.1988; 30.05.1989-22.11.1989 ve 04.06.1991- 24.09.1991 olarak belirlemiştir. Davacı ise giriş-çıkış tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının aralıklı olduğunu, 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının sadece hizmet cetvelindeki çıkış-giriş tarihleri arasındaki sürelerde değil, giriş-çıkış tarihleri arasındaki zorunlu SSK sigortalısı olarak çalışmadığı sürelerde de zorunlu … sigortalısı olduğunun tespitini istemiş, mahkemece dava kabul edilmiştir.
Davacının vergi ve oda kaydı 31.10.1987 tarihinde sona erdiğinden, davacı bu tarihten sonra zorunlu … sigortalılık şartlarını taşımıyor ise de 31.10.1987-24.09.1991 tarihleri arasındaki dönemle ilgili primler ödenmiş ve Kurumca itirazsız uzunca süre kullanılmış ise davacı bu tarihler arasında sigortalı sayılıp sonradan sigortalılığın iptali MK. 2. maddesine aykırı olacağından, davacının bu döneme ilişkin primleri ödeyip ödemediğinin belirlenmesi gerekir.
Mahkemece davacının, 7.1.1987-24.9.1991 tarihleri arasında vergi kaydının bulunmamasına rağmen aralıklı devam eden 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık süresinin sadece hizmet cetvelindeki çıkış-giriş tarihleri arasındaki sürelerde değil, giriş-çıkış tarihleri arasındaki zorunlu SSK sigortalısı olarak çalışmadığı sürelerde de zorunlu … sigortalısı sayılmasına karar verilirken, anılan döneme ilişkin primlerin tahsil edilip edilmediği araştırılmamıştır. Yapılacak iş, davacının 13.11.1998 tarihli prim ekstresinde 1992 affından yararlandığına ilişkin bilgi de dikkate alınarak, anılan döneme ilişkin primlerin geriye dönük olarak tahsil edilip edilmediği, tahsil edilmiş ise tam olarak hangi döneme ilişkin olarak tahsil edildiği ve ihtilaflı dönemi kapsayıp kapsamadığı davalı Kurumdan sorulup saptanmak; bu primler tahsil edilip uzun yıllar kullanılmış ise, davacıya sosyal güvenlik yönünden ümit verildikten sonra, ihtilaflı dönemdeki sigortalılığın iptal edilmesi Medeni Kanunun 2.maddesinde öngörülen genel iyiniyet kuralı ile bağdaşmayacağı ve kazanılmış hakları ortadan kaldırmak anlamına geleceği için, davacının bu dönemde de zorunlu … sigortalısı sayılarak şimdiki gibi davanın kabulüne karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.