Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/13843 E. 2010/11481 K. 23.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13843
KARAR NO : 2010/11481
KARAR TARİHİ : 23.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 1.1.2000-17.10.2005 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalı işveren şirket bünyesinde 01.01.2000-17.10.2005 tarihleri arasında geçen ve davalı kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı şirkete ait 1003724 sigorta nolu işyerinden 18.10.2003 tarihinde ve 1031876 sigorta nolu işyerinden de 13.8.2004 tarihinde işe giriş bildirgesi ile işe girişinin ve dönem bordrosu ile belirtilen sürelerde kısmi çalışmalarının bildirildiği, davalı 1031876 sigorta nolu işyerinin kurumca 1.10.1999 tarihi itibariyle, diğer 1003724 sigorta nolu işyerinin de 25.10.1993 tarihi itibariyle 506 sayılı Yasa kapsamına alınmış olduğu, davacının davalı şirkete ait 1003724 sigorta nolu işyerinden 18.10.2003 tarihinde giriş ve 12.8.2004 tarihinde çıkışla 2003/3. dönemde 9 gün, 2004 yılı Ocak ayında 28 gün, Mayıs ayında 30 gün, Haziran ayında 30 gün, Temmuz ayında 30 gün, Ağustos ayında 30 gün olarak, davalı şirkete ait 1031876 sigorta nolu işyerinden 13.8.2004 tarihinde giriş ve 17.10.2005 tarihinde çıkışla kesintisiz olarak çalışmalarının bildirildiği, 1003724 sigorta nolu işyerinin sadece 1993/3. dönem, 1031876 sigorta nolu işyerinden ise 2004/10. ay ila 2005/12. aylar arası dönem bordrolarının verildiği, işverence ücret bordrosu düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığı yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten ifadesi hükme dayanak alınan tanıklardan davalı tanıkları 2004 ve 2005 yılları arasında bildirimleri ve davacıyla birlikte bu işyerinde çalışmaları olup, davacının davalı işveren şirkette şoför olarak çalıştığını doğruladıkları, dinlenen diğer davacı tanıklarının ise işyerinde çalışan ve kayıtlara geçmiş kişilerden olmamaları nedeniyle, tanık sözleri inandırıcı güç ve nitelikte olmadığı halde, davacının 1.1.2000-18.10.2003 tarihleri arasındaki döneme ilişkin çalışmaları hakkında yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan sonuca gidildiği görülmektedir.
Öte yandan davacının 18.10.2003 tarihinden sonraki çalışmaları davalının iki farklı işyerinde geçmiştir. Nitekim Kuruma bildirimler de farklı sigorta nolu işyerlerinden yapılmıştır. Davacıdan davalının hangi işyerinde ve hangi tarihler arasında çalıştığı hususu açıklattırılıp, bu işyerlerine ilişkin dönem ve imzalı ücret bordroları celbedilerek çalışmanın varlığı hakkında sonuca gidilmesi gerekecektir.
Mahkemece davacının 17.10.2003 tarihi sonrası çalışmanın Kuruma tam olarak bildirildiğinden hukuki yarar yokluğundan, 17.10.2003 tarihinden önceki döneme ilişkin istemin ise ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, davacının tesbitini istediği 01.01.2000-17.10.2005 tarihleri arasındaki süreyle ilgili olarak, davacıdan davalının hangi işyerinde ve hangi tarihler arasında çalıştığı hususu açıklattırılıp, davalının her iki işyeriyle ilgili dönem ve imzalı ücret bordrolarını celbederek, öncelikle davacı ile aynı dönemde varsa kayıtlı çalışanların olmadığı taktirde ilgili zabıta, vergi dairesi ve SGK’dan yaptırılacak işyeri kayıt araştırması sonrasında komşu işyerlerinde ilgili dönemde çalışan kayıtlı kişilerin tespitiyle, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, ayrıca davacının yaptığı şoförlükle ilgili varsa trafik ceza tutanakları, araç tanıtım kartları, irsaliye faturaları gibi belgeleri de araştırıp çıkacak sonuca göre çalışma sabit olduğu taktirde, bu süreler yönünden tespit isteminin kabulüne ve kuruma bildirilmiş süreler yönünden yeniden tespitinde hukuki bir yarar bulunmadığından bildirilen bu süreler yönünden istemin hukuki yarar yokluğundan reddine, aksi halde şimdiki gibi bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.