Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/1457 E. 2010/1470 K. 16.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1457
KARAR NO : 2010/1470
KARAR TARİHİ : 16.02.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, askerlik süresi hariç davalı işveren nezdinde l.l.l990- 15.12.2005 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesive davalılardan … vekilince duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalıların tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı davalıya ait kuyumcu atölyesinde 01.01.1990-15.12.2005 tarihleri arasında geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışma süresinin tesbitini talep etmiştir.
Davalı davacı ile birlikte fason iş yaptıklarını, çalışmanın ev ortamında geçtiğini, işçi işveren ilişkisi bulunmadığını savunmuştur.Mahkemece davacının 9.1.1998-1.2.2005 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitiyle fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalıya ait işyerinin 1.12.1998 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı,1975 doğumlu olan davacının 21.11.1995-24.5.1997 tarihleri arasında askerlik hizmetini yaptığı,davalı işverence bildirilmiş bir çalışmasının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece kabul edilen 09.01.1998-01.12.2005 dönemine ait 3601günlük hizmetin tesbitine ilişkin olarak kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
1.1.1990-9.1.1998 tarihleri arasındaki istem dönemine gelince; Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Öte yandan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde “yönetmelikle tesbit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen sigortalıların çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak ispatlama imkanı” tanınmıştır. Dairemizin ve Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerine göre askerlik süresi içinde iş aktinin askıya alındığı, askerliğin bitimi ile tekrar eski işe dönülmekle çalışmaların kesintisiz sürdürüldüğü kabul edilir.
Davacı dava dilekçesinde askerlik dönemi öncesi ve sonrasında davalı işyerinde hizmet akdi ile çalıştığını iddia etmektedir.Dönem bordrolarında yer alan ve halen işyerinde çalıştığı anlaşılan tanık Serkan Elik ifadesinde askerlik öncesi çalışma olgusunun varlığına işaret ettiğine göre sırf bu dönemde davalı işyerinin vergi kaydının bulunmaması nedeni ile işyerinin vergide kaydının başladığı dönem sonrası için tesbit yapılmış olması isabetsizdir.
Yapılacak iş; Dava konusu edilen dönemde işyerinin faal olup olmadığının tesbiti açısından davalının vergi kaydı dışında kuyumcular odasında kayıtlı olup olmadığınındavalı işverenin meslek odası ve esnaf sicil kaydının bulunup bulunmadığı, işyerine ait … su ve telefon aboneliklerinin kimler adına ve hangi tarihte yapılmış olduğunu usulen ve geniş kapsamlı olarak araştırmak, işyerinin faaliyette bulunduğu tarihleri belirlemek,önceden faaliyete geçtiği tespit edilir ise ayrıca işyerine komşu işyerlerinin bordrolarında yer alan çalışanları ile işyeri sahiplerini zabıta marifeti ile belirlemek ve anılan tarihler yönünden bu kimselerin de bilgisine başvurmak, hizmetin 1.12.2005 tarihinde sona erdiği davanın 27.1.2008 tarihde açıldığı hakdüşürücü süreninde dolmadığı da gözetilerek ve tüm deliller birarada değerlendirilerek çıkacak sonuca göre karar vermektir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine ,aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine 16.02.2010 tarihli oturumda oybirliğiyle karar verildi.