YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15291
KARAR NO : 2010/11818
KARAR TARİHİ : 29.11.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davacı yaşlılık aylığı bağlanırken eksik süre üzerinden aylık bağlandığından dolayı yapılan hatanın düzeltilmesiyle, yeniden belirlenecek emeklilik aylığına göre oluşan fark tutarlarının 12.4.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının 2829 sayılı Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Yasaya göre TC Emekli Sandığı, TC Ziraat Bankası A.Ş., T.Halk Bankası A.Ş. Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı nezdindeki sigortalı hizmetleri ile SSK’na tabi hizmetlerin birleştirilmesi yolu ile 1.5.2006 tarihinde bağlanan yaşlılık aylığının gün hesabında T. Emlak Bankası AŞ’ deki çalışma süresi ile Sümerbank A.Ş.’de geçen çalışma süresinin hesabında hata yapıldığı ve buna bağlı olarak SSK’ca eksik süre üzerinden aylık bağlandığı iddiasına dayalı yapılan hatanın düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı … Bankacılığı AŞ’ne yönelik davanın husumetten reddine, davalı Emekli Sandığına yönelik davaya bakmaya adli yargı yeri değil, idari yargı yeri görevli olduğundan dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine , bilirkişi raporuna dayanılarak yaşlılık aylığı bağlanmasıyla ilgili olarak gün hesabında yanlışlık yapılmadığından diğer davalılara yönelik davanın esastan reddine, karar verilmiştir.
Yapılan incelemede davacının 2829 sayılı Yasa uyarınca 12.4.2006 tarihli tahsis talebine göre SSK’dan 1.5.2006 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, hizmetlerin Emekli Sandığında 1.4.1981-30.9.1981, 1.12.1982-30.11.1983 tarihleri arasında 630 gün, Ziraat Bankası A.Ş. ve Türkiye Halk Bankası A.Ş. Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfında 1.4.1987-27.3.1995 tarihleri arasında 2835 gün, 506 sayılı Yasaya tabi 01.07.1995-31.10.1995 tarihleri arasında 120 gün isteğe bağlı ve 06.06.1996-15.01.1998 tarihleri arasında 4482 gün zorunlu olmak üzere toplam 7969 gün üzerinden emekli edilmiş ise de SSK’nun geçici 20. maddesine göre kurulan Ziraat Bankası A.Ş., Halk Bankası A.Ş. mensupları Emekli ve Yardım Sandığı Vakfında Geçen hizmetlerin tamamını kapsar şekilde hizmet dökümünün dosyada olmadığı, ayrıca kurumlar arasındaki hizmet aktarmasında eksik gün olup olmadığının tespiti bakımından davacının SSK tahsis dosyasının eksiksiz olarak getirilmediği görülmüştür.
Yapılacak iş yukarıda açıklamalar nazara alınarak davacının Emlak Bankasındaki şahsi dosyası davacının tüm belgeleriyle birlikte SSK tahsis dosyası ile yukarıda açıklanan Bankaların Emekli Yardım Sandığı Vakfında geçen hizmetlerin tamamını kapsar şekilde hizmet dökümünü getirtmek, davacının Emlak Bankasında 09.12.1996-17.09.1997 tarihleri arasındaki dönemdeki sürede hukuken çalıştığının kabul edilmesi gerektiğine ilişkin iddiası yönünden araştırma yapmak, davacıya Emekli Sandığında geçen hizmetlerin eksik gösterildiği iddiasında ise idari yargıda dava açması için önel verip açılacak davanın bekletici mesele yapılarak, sonucunda tüm hizmetlerin yeniden hesaplanması ile eğer hizmetler daha önce Kurumların bildirdiği hizmetler kadar ise davayı şimdiki gibi reddetmek, hizmetler toplamında değişiklik (fazlalık) olduğunun belirlenmesi halinde bu hizmetler toplamı esas alınarak çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.