Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/15352 E. 2009/14979 K. 17.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15352
KARAR NO : 2009/14979
KARAR TARİHİ : 17.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminat ile tedavi giderlerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanıın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece H.U.M.K’nun 409. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı ve vekilinin mazeretsiz olarak duruşmayı takip etmemeleri üzerine 6.5.2009 tarihinde dosyanın işlemden kaldırıldığı, 11.5.2009 tarihinde davacı vekilinin davayı yenileme dilekçesi verdiği, 12.5.2009 tarihinde yenileme tensibi yapılarak davacı vekiline (295/2… Manastır Bulvarı Bayraklı-İzmir adresine) tebligat yapıldığı, davacı ve vekilinin mazeretsiz olarak duruşmayı takip etmemeleri üzerine 26.8.2009 tarihinde dosyanın ikinci kez işlemden kaldırıldığı, 28.8.2009 tarihinde davacı vekilince ikinci yenileme dilekçesi verildiği ve aynı gün yenileme tensibi yapılarak davacı vekiline ilk yenilemedeki yeni adresi bilinmesine rağmen vekilin eski adresine (… Konak İzmir adresine) tebligat çıkarıldığı ve komşu beyanına göre muhatabın taşınmış olup yeni adresi bilinmediğinden iade geldiği, mahkemece
22.10.2009 tarihinde davacının gelmediğinden H.U.M.K nun 193 maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmektedir.
Hukuk davalarında duruşmaya gelmemenin yaptırımı, dava dosyasının işlemden kaldırılması (HUMK. m.409) veya yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilmesidir (HUMK.m.213, 377).Öncelikle iki taraf da mazeretsiz duruşmaya gelmezse, dava dosyası işlemden kaldırılır. Taraflardan yalnız biri duruşmaya gelir, diğer taraf gelmez ve gelen taraf davayı takip etmeyeceğini bildirirse, dava dosyası yine işlemden kaldırılır (HUMK. m.409). İkinci olarak, taraflardan yalnız biri duruşmaya gelir ve davayı takip edeceğini bildirirse, davaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir.HUMK’nun 409/3 maddesi gereğince bu şekilde işlemden kaldırılan dosya üç ay daha derdest olmaya devam eder. İlk bir ay içinde dava harç yatırılmaksızın, sonraki iki ay içinde harç yatırılarak tarafların birinin başvurusu ile yenilenebilir.
Kanunun açık ifadesi karşısında taraflardan her birinin yenileme talebinde bulunabileceği konusunda bir duraksamanın bulunmaması gerekir.
Gerek kanunda, gerek öğretide ve uygulamada davanın yenilenmesi için; taraflardan birinin dilekçe ile; bir ay içinde harç yatırmadan, sonraki iki ay içinde harç yatırarak toplam üç ay içinde mahkemeye başvurup, davetiye masrafını yatırması dışında herhangi başka bir koşul öngörülmemiştir. Bununla birlikte, mahkemeden yapılan her talepte olduğu gibi, yenilenme talebinde bulunulabilmesi için, hukuki yararın bulunması bir zorunluluktur (Y.H.G.K.’nun 21.03.2007 gün 2007/8-161 Esas ve 2007/155 Karar sayılı ilamı).
İkiden fazla takipsiz bırakılan yada üç ay içerisinde yenilenmeyen dosyaya uygulanması gereken prosedür (müeyyide) yine HUMK.nun 409/5-son maddesinde açıklanmıştır. Böyle bir durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir.Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409.maddesi emredici bir hükümdür. Kanunlarda açıkça yazmadıkça (3402 sayılı Kadastro Kanunu m.29 ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu m.18) aksine uygulama yapılması yasal olarak olanaklı değildir.İkinci olarak hizmet tespiti davalarının kamusal niteliğinin söz konusu olması nedeniyle HUMK.m.409/son hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerekir.
Hukukumuzda bir davanın konusu kamu düzeni ile ilgili olsa da, kanunda açıkça hâkimin kendiliğinden işi inceleyip sonuçlandırması gerektiği şeklinde bir kural öngörülmemiştir.
Diğer bir deyişle bir davanın açılması ve davaya devam edebilmesi için tarafların katılımı gereklidir. Bu durumda HUMK. 409/son maddesinin “Hizmet Tespiti” davasında da uygulanması zorunludur (YHGK.’nun 04.02.1998 gün ve 1998/9-840 Esas, 1998/3 Karar sayılı ilamı)
Somut olayda davacı vekilinin dosyanın ilk işlemden kaldırılmasından sonra yaptığı yenilemenin tebliğ edildiği yeni adresi dosyada belli iken, ikinci işlemden kaldırılmadan sonraki yenilemeye göre duruşma günü tebligatının vekilin eski adresine çıkarılması ve böylece davanın ikiden fazla takipsiz bırakılma hali söz konusu olmamasına rağmen, HUMK.nun 409/5-son maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 17.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.