Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/1551 E. 2010/1467 K. 16.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1551
KARAR NO : 2010/1467
KARAR TARİHİ : 16.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş)Mahkemesi

Davacılar,davalılardan işverene ait işyerinde 30.4.1984-30.7.1984 tarihleri arası çalıştıklarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere,hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacılar davalı işverene ait bina tadilatı işyerinde 30.04.1984-30.07.1984 tarihleri arasında çalıştıklarının tesbitini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesidir.
Birden fazla davacının aynı dava dilekçesi ile dava açılabilmesi için davacılar arasında zorunlu veya ihtiyari (isteğe bağlı) dava arkadaşlığının bulunması gerekir.
Zorunlu dava arkadaşlığı maddi hukukun (MK., BK., TTK.) bir hakkın birden fazla kişi tarafından dava edilmesini veya birden fazla kişiye karşı dava açılmasını öngördüğü durumdur. Somut olayda, maddi yönden zorunlu dava arkadaşlığı (örneğin MK.nun md. 630 iştirak halinde mülkiyet, BK. 520 adi ortaklık) bulunmadığı gibi şekli yönden dava arkadaşlığı da (MK. md. 242, MK. md. 639/3, İİK. md. 282) söz konusu değildir.
Öte yandan, zorunlu dava arkadaşlığı dışında kalan ihtiyari (isteğe bağlı) dava arkadaşlığının mümkün olduğu haller HUMK.nun 43. maddesinde a) dava konusu hak veya borcun ortak olması (BK. Md.142. müteselsil borçluluk) b) borçluların ortak bir işlem (örneğin sözleşme) ile birden çok kişi yararına borç yüklenmiş olması c) davanın aynı nedenden doğması (örneğin, BK.md.50 birden fazla kişinin haksız fiil sorumluluğu) olarak sayılmıştır. Somut olayda, davacılar arasında anılan maddede öngörülen nitelikte ihtiyari (isteğe bağlı) dava arkadaşlığı da bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacılar arasında zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığından, HUMK.nun 46. maddesi uyarınca davaların ayrılmasına ve eksik harcın tamamlatılmasına karar verilmesi gerekirken birlikte görülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. HGK’nun 09.05.2007 tarih 2007/21-255 Esas-260 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.O halde davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurumun diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 16.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.