YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15699
KARAR NO : 2010/11823
KARAR TARİHİ : 30.11.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren tarafından 11.01.1971-09.01.1978 tarihleri arasında … adına Kuruma bildirilmiş olan çalışmaların kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, … işyerinde 11.1.1971-9.1.1978 tarihleri arasında çalıştığını, ancak bazı dönem çalışmaların … adına Kuruma bildirilmiş olduğundan çalışmaların kendisine ait olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece, 8.1.1971-9.1.1978 tarihleri arasında dahili davalı … adına kaydedilen çalışmaların davac …(…) adına kaydedilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden ; 8.1.1971 tarihli ve (6782339) sigorta nolu işe giriş bildirgesi ile Sümerbank…Pamuklu Fabrikası işyerinden Mehmet kızı, 5.5.1953 Maraş doğumlu, Maraş ili Yürükselim Hane no 557, Cilt no 52, sayfa no 53’da kayıtlı …’in işe girişi ve çalışmasının bildirildiği, yine aynı sigorta dosyası arasında bulunan ve üzerinde “yanlış” şerhli 8.1.1971 tarihli ve (6782339) sigorta nolu işe giriş bildirgesi ile Sümerbank…Pamuklu Müessesesi işyerinden … kızı, 1.6.1964 aslı-1957 tashih K.Maraş doğumlu, Maraş ili Çavuşlu mahallesi Hane no 464, Cilt no 2, sayfa no 215’da kayıtlı Güllü …’un işe girişi ve çalışmasının bildirildiği, davacının ise vekaletnameye göre Emine’den olma … kızı, K.Maraş 1957 doğumlu,İstanbul ili Pendik ilçesi Esenyalı, Hane no 56, Cilt no 8, de kayıtlı … olduğu, davacının bildirge tarihinde 14 yaşında olup, sigortalı hizmet cetvelinde (6782339) sigorta şahsi numarasıyla davalı (119) sigorta nolu işyerinden 1971 yılı ila 1977/2. dönem arasında dahili davalı … adıyla, 1977/3. dönemden itibaren de aynı (6782339) sigorta şahsi numarasıyla davacı adıyla hizmetlerin bildirilmiş olduğu, iş yerinin 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı tarihin dosya kapsamından anlaşılamadığı, davalı işverence Kuruma verilen 1973/1. dönem ila 1977/2. dönem arasında dahili davalı … adına, 1977/3.4. ile 1978/1. dönemlerde aynı (6782339) sigorta şahsi numarasıyla davacı adıyla çalışmaların bildirilmiş olduğu, davacıya ve dahili davalıya ait vukuatlı nüfus kayıtlarının dosyada bulunmadığı, fotoğraflı sigorta sicil kartında (6782339) sigorta şahsi numaralı …’n ilk işe girişinin 11.1.1971 ve K.Maraş 1957 doğumlu olduğu, işveren imzalı ve fotoğraflı iş şehadetnamesinde, K.Maraş 1957 doğumlu …(…ın) iplik ünitesinde 11.1.1971-9.1.1978 tarihleri arasında çalıştığı ve kendi isteğiyle ayrıldığı dahili davalıya davanın ilanen, gerekçeli kararın da Adalet Bakanlığı aracılığıyla yurt dışı adresinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının tespitini istediği süreye ilişkin işe giriş bildirgesinin … adına verildiği, davacının adının ise nüfus kaydı temin edilmemişse de vekaletnameye göre … olduğu görülmekle, bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumunda ve işveren yanında bulunan prim bordroları ile davacının imza ve fotoğraflarını içeren işe giriş bildirgeleri, ücret tediye bordroları getirtilerek imza ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı konusunda benzerlik incelemesi yaptırılmalı, davacıyı yakından tanıması gereken işveren, müdür, şef, ustabaşı, çalışma arkadaşları gibi işyerleri kayıtlarında yer alan tanıklar dinlenmeli, nüfus kaydı celbedilip giriş bildirgelerindeki nüfus bilgileri ile karşılaştırılmalı, farklılıkların sebepleri araştırılmalı, deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Mahkemece 8.1.1971 tarihli işe giriş bildirgesindeki imza ile tatbiki medar imzalar ile ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, ayn dönemde çalışan kayıtlı işyeri çalışanları tanık olarak dinlenmiş ise de; bir tanığın davacının amcasının kızı olması, diğer tanığın da her dönemde çalışmasının olmaması ve tanıkların müdür, şef, ustabaşı gibi davacıyı yakından tanıyabilecek çalışanlar olmaması nedeniyle tanık beyanları yeterli olmamakta, diğer yazılı belge ve delilerle desteklenmemektedir. Bu nedenle dinlenen tanık beyanları salt hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır.
Öte yandan davacının usulüne uygun olarak yapılmış bir ıslahı olmamasına rağmen hükümde sigortalı çalışmanın başlangıcının 8.1.1971 tarihinden başlatılmak suretiyle talep aşılmış ve H.U.M.K’nun 74. maddesine aykırılık oluşturulmuştur.
Yapılacak iş; işyerinin yasa kapsamına alındığı tarih ile dahili davalının yurt dışına gidiş dönüş tarihlerini, yurt dışı ikamet durumunu araştırmak, iş yerinden Güllü … ve …’a ait işyeri dosyalarını getirtmek, işyeri dosyalarında fotoğraflı ve imzalı belgeler var ise davacının o dönem fotoğraf ve imzaları ile benzerlik incelemesi yaptırmak, 8.1.1971 tarihli bildirgenin verildiği işyerinin dönem bordrolarında varsa o dönemde davacıyla birlikte aynı işyerinde çalışan davacıyı yakından tanıması gereken müdür, şef, ustabaşı, çalışma arkadaşları gibi kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurularak çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davacıya ve dahili davalıya ait vukuatlı nüfus kayıtları getirtilerek, nüfus kütük bilgileri üzerinde araştırma yapılarak bildirgedeki bilgilerin farklılık nedenlerini araştırmak, adı yanlış olan 8.1.1971 tarihli işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda, davacı tarafından daha önce imzalanmış olabilecek; seçim müdürlüğü, hastane, pasaport, evlendirme dairesi, adliye, banka, …, su, telefon abonelikleri, noterlik gibi kurumların kayıtlarının celbedilerek, yine sigorta sicil kartı ve işveren imzalı iş şehadetnamesindeki fofoğraflarla davacının değişik yaş aralıklarına ait temin edilecek yeterli miktarda fotoğrafı ile birlikte gönderilerek Adli Tıp Kurumundan imza ve fotoğrafın aidiyeti konusunda rapor almak ve tüm deliller bir arada değerlendirilerek gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı SGK vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.