YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1577
KARAR NO : 2010/1060
KARAR TARİHİ : 09.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 05.10.2000-08.09.2004 tarihleri arası çalıştığının tespiti işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara,toplanandelillere,hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı SGK vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince; Davacı 05.10.2000-08.09.2004 tarihleri arasında davalı işverenin işyerinde geçen ve kuruma eksik bildirilen hizmet süresinin tesbiti ile bu döneme ait kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, işsizlik sigortasından faydalanamamış olmakla maddi zarara uğradığını ileri sürerek maddi tazminat isteminde bulunmuş,mahkemece hizmet süresinin tesbitine ilişkin talep ile kıdem ve maddi tazminata yönelik taleplerin reddi ile yıllık ücretli izin alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece işsizlik ödeneğine yönelik talebin reddine karar verilmesinde ve dosya kapsamına, hizmet cetveli içeriğine göre davacının tesbit edilebilir başkaca hizmet süresi bulunmadığı anlaşıldığından hizmet süresinin tesbitine yönelik talebinin reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacının kıdem tazminatı talebinin reddine ilişkin hükme yönelik temyizi yönünden ise; iş sözleşmesinin yapıldığı tarihte imzalandığı anlaşılan 05.10.2000 tarihli taahhütname ile davacının davalı işverenin İzmir, Aydın, Manisa, Muğla, Balıkesir illerinde ve ilçelerinde bulunan tüm işyerlerinde çalışmayı kabul ettiğine ilişkin taahhüdünün objektif olarak değerlendirilerek, bu taahhüdün işveren tarafından davacıyı iş akdini fesih zorunda bırakacak şekilde haksız olarak kullanılamayacağının kabulü gerekir. Bir hakkın sırf davacı işçiyi zarara uğratacak şekilde kullanımını yasa himaye etmez.
Mahkemece davacının yaz sezonunun sona erdiği 04.09.2004 tarihinde Marmaris-Armutalan şubesinde görevlendirilmesini gerektirecek şekilde Milas şubesinde fazla personel, Marmaris’te ise personel ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bu şubede davacının hangi nedenlerle çalışmasına gerek duyulduğu araştırılmamıştır.
Öte yandan dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacının ilgili işyerinde görevlendirildiğine ilişkin tebligat ile göreve başlaması gereken süre arasında uygun sürenin bulunup bulunmadığı, değerlendirilmeye alınmadığı gibi gerekli yol giderleri ile geçici görev süresinin belirlenmemiş olması, konaklama olanaklarının sağlanmamış bulunması da değerlendirilmeye alınmamıştır. Bu talep yönünden eksik değerlendirme ve iş akdinin davacı tarafından haklı sebeple fesh edilip, edilmediğinin tesbitine yönelik yeterli delil toplanmaksızın sonuca gidilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.