YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15872
KARAR NO : 2010/5961
KARAR TARİHİ : 25.05.2010
Mahkemesi :… Mahkemesi
Davacılar murisinin, … kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 50.000.00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar ile davalı vekillerince istenilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.05.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar vekili Avukat Dilay Metin ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. İhbar olunan adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 20.06.2007 tarihinde meydana gelen … kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmişse de manevi tazminat miktarının takdirinde yanılgıya düşüldüğü, davacı anne ve baba yararına manevi tazminatın az, davacı kardeşler yararına manevi tazminatın ise fazla takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Davacılar murisinin ölümüyle sonuçlanan … kazasında sigortalının % 5 davalı işveren Kolin İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti’nin %80 ve dava dışı taşeron … ve Toprak San. Tic. Ltd. Şti’nin %15 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve … güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı baba … ile anne Zeliha Toprak yararına 20.000,00’er TL, davacı kardeşler Halil, Mehmet Reşat, Ferhat, … ve Neslihan yararına 4.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davacılar Remezan ve Zeliha Toprak yararına 10.000,00’er TL, davacı kardeşler Halil, Mehmet Reşat, Ferhat, … ve Neslihan yararına 6.000,00’er TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davacı baba … ile anne Zeliha Toprak yararına ayrı ayrı 20.000,00’er TL, davacı kardeşler Halil, Mehmet Reşat, Ferhat, … ve Neslihan’dan her biri yararına ayrı ayrı 4.000,00’er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 60.000,00-TL tazminatın olay tarihi olan 20.06.2007 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla manevi tazminat talebinin reddine,
2-Alınması gereken 3.240,00-TL ilam harcından peşin alınan 2.025,00-TL’nin indirimi ile kalan 1.215,00-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından başvurma ve peşin harç olmak üzere yatırılan toplam 2.039,00-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
4-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 663,00-TL yargılama giderinden takdiren 265,00-TL’nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 7.675,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalı yararına reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden 5.275,00-TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, davacılar ile davalı yararına takdir edilen 750.00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 25.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.