YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15943
KARAR NO : 2011/545
KARAR TARİHİ : 27.01.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan … Mirasçıları …, Hazer Yanık, … ile … … Ltd.Şti. Vekilleri tarafından temyiz edilmesi ve davacı vekilince duruşmalı talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2 maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalılar … ve … hakkındaki davanın reddine,davalılar … Limited Şirketi ve … mirasçıları yönünden istemin kısmen kabulü karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Ankara Ticaret Odası Ticaret Sicil Memurluğunun 19.01.2007 tarihli yazısına göre, davalılardan … Limited Şirketinin dava açılmazdan önce Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.10.2006 tarih ve 2004/774 Esas sayılı kararı ile iflasının açıldığı,davalı vekilinin temyiz dilekçesindeki açıklamalarına göre ise aynı mahkemenin 2006/458 sayılı kararı ile iflas kararı verildiği ve tasfiye işlemlerine başlandığı,henüz ikinci alacaklılar toplantısının yapılmadığı dava dilekçesinin Ticaret Sicilden bildirilen adrese Tebliğat Kanununun 35.maddesine göre tebliğ edildiği, davalı şirketi temsilen iflasın açılma tarihinden önce verilen vekaletnameye dayanarak şirket vekilinin davayı şirket adına takip ettiği, anlaşılmaktadır.
İflas hükümle açılır vebu hükümde açılma anı gösterilir.(İİK. md 165) İflasın açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. (İİK md. 184) Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur, ancak alacaklılarının ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücud üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili
olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz. (İİK. md 194) İflas masası ile ilgili davalarda taraf müflis değil iflas masasıdır. İflastan önce müflis tarafından veya müflise karşı açılmış olan hukuk davalarına iflas masası tarafından devam edilmesine karar verilirse, müflisin bu davalardaki taraf sıfatı son bulur, bu davaları takip yetkisi masanın kanuni temsilcisine aittir. İflas tasfiyesinde basit tasfiye usulü (İİK. md 218) uygulanması halinde iflas dairesine tebligat yapılabilirse de, adi tasfiye usulünün (İİK. md 219) uygulanması halinde tebligatın iflas idare memurlarına yapılması gerekir . Zira iflas masasının kanuni mümessili iflas idaresidir. (İİK md. 226)
Savunma hakkı Anayasa (md. 36) ile güvence altına alınmış olup, HUMK. 73. maddesinde de ayrıca düzenlenmiştir. Hakim tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez . Kamu düzenine ilişkin bu husus resen gözetilmelidir.
Yapılacak iş; öncelikle davalı şirket hakkında iflas kararı olup olmadığı , varsa tasfiyenin ne şekilde yapıldığı, ikinci alacaklılar toplantısı yapılıp iflas idare memurları belirlendi ise isim ve adresleri iflas müdürlüğünden yazı ile sorulup tespit olunarak iflas tasfiyesine göre taraf teşkili sağlanmalı ve sonucuna karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, yargılamaya devam olunup, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı ve davalı Cemal Yanık mirasçılarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 27.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.