Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/16819 E. 2011/359 K. 24.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16819
KARAR NO : 2011/359
KARAR TARİHİ : 24.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalılardan işveren ait işyerinde 1.6.1996-15.5.2007 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitiyle işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının temyizine gelince;
Davacı, davalı işyerinde ağır vasıta şoförü olarak 1.6.1996-15.5.2007 tarihleri arasında sürekli olarak çalıştığının tespiti ile yazılı kıdem, ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla mesai ve ödenmeyen ücret alacaklarının işverenden tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacının hizmet tespiti istemi ile, yıllık izin, fazla mesai ve ücret alacaklarına ait istemlerinin kabulüne, ihbar ve kıdem tazminatı alacağının ise iş aktinin davacı tarafından haksız olarak fesh olunduğu gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.Mahkemenin kabule ilişkin olarak kurduğu hüküm doğru olmakla birlikte, kıdem ve ihbar tazminatının reddine ilişkin olarak kurduğu hüküm hatalı değerlendirmeye dayanmaktadır. Sorun, iş aktinin hangi tarafça fesh olunduğunun , feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığının tesbitinde yatmaktadır. Davalı işveren, davacının işyerine gelmediğini, bu nedenle tutanaklar tutulduğunu, iş aktinin ihtara rağmen işe gelmemekle işçi tarafından fesh olunduğunu, davacı işçi ise, işveren temsilcisi ve Fabrika Müdürü … ile aralarında husumet bulunduğunu, iş aktinin haksız olarak fesh olunduğunu, durumu Şirket Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sayar’a bildirdiğini, onun da birkaç gün işe gitmemesi, durumu düzelteceği yönünde beyanda bulunduğu ancak yerine yeni eleman alındığını ifade etmişlerdir. Dinlenen taraf tanık beyanlarından davacı ile Fabrika Müdürü … arasında husumet bulunduğu anlaşılmakla birlikte iş aktinin kimin tarafından fesh olunduğu tespit olunamamaktadır.
Mahkemece davacının devamsızlığına ilişkin olarak tanzim olunan tutanaklar, davalı ihtarnamesi ile davacı cevabi ihtarnamesine dayanılarak iş aktinin davacının işçi tarafından haksız olarak fesh olunduğu kabul ile hüküm kurulmuş ise de, davacının cevabi ihtarnamesinde iş aktinin suiniyetli şekilde işverence fesh olunduğu iddiası mevcut olup, mahkemece hizmet tesbiti ve alacağa ilişkin olarak kurulan hükümden de anlaşıldığı üzere davacının çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumuna tam olarak bildirilmemesi ve bir kısım işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş aktini haklı olarak fesh edebilecek durumda olduğu, iş bulma güçlüğü ve yekün teşkil edecek ihbar ve kıdem tazminatını işyerinde bırakarak işyerinden ayrılmasının hayatın doğal akışına aykırı olduğu hususları gözönünde tutularak iş aktinin davalı işverence haksız olarak fesh olunduğu iddiasına itibar edilmesinin ve bu doğrultuda hüküm kurulmasının gerektiği sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Öte yandan davacı alacak talebi yanında hizmet tesbiti talebinde de bulunmuş olup, mahkemece ayrı bir dava konusu olan bu talep nedeniyle kabule ilişkin hüküm kurulduğuna göre tarife hükümleri gereğince vekil ile temsil edilen davacı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu yönde bir hüküm kurulmamış olması da hatalıdır.
E:2009/16819
K:2011/359
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden işverene yükletilmesine,
24.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.