Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/1758 E. 2010/1377 K. 15.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1758
KARAR NO : 2010/1377
KARAR TARİHİ : 15.02.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,17.8.1983-30.6.1992 tarihler arası sigortalılığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla -dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı 17.08.1983-30.06.1992 tarihleri arasında … sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece istemin kabulü ile davacının belirtilen dönemde isteğe bağlı sigortalı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu 17.08.1983-30.06.1992 tarihleri arasında davacının her ne kadar vergi ve sicil kaydının bulunmadığı, 1479 sayılı Yasa’nın 24.maddesi koşullarını taşımadığı sabit ise de;bu döneme ilişkin primleri 1992 yılında ödediğinden ve kurumun bu ödemeyi itirazsız kabul ederek (16) yıl kullandıktan sonra; bu döneme ilişkin sigortalılığı geçersiz sayması iyi niyetten uzak olacağından Yargıtay HGK. 01.10.1997 gün 1997/10-578 Esas, 1997/758 Karar sayılı Kararında da belirtildiği üzere, davacının Sosyal Güvenlik Hukuku ilkeleri ve Medeni Kanunun 2.maddesinin uygulanmasının zorunlu bir sonucu olarak primleri ödenen dönemde sigortalı kabul edilmesi gerektiğinden mahkemece verilen karar bu yönüyle doğrudur. Ancak davacıdan primler zorunlu sigortalılık kolundan tahsil edildiği halde mahkemece davacının bu dönemde isteğe bağlı sigortalı sayılması usul ve yasaya aykırı olup bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın bozma nedeni sayılmalıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ.Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.bendindeki “isteğe bağlı” sözcüklerinin silinerek yerine “zorunlu” sözcüğünün yazılmasına hükmün değiştirilen ve düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, 15.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.