Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/1824 E. 2010/956 K. 08.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1824
KARAR NO : 2010/956
KARAR TARİHİ : 08.02.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 15.2.1999- 24.5.2005 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalıya ait işyerinde 15.2.1999-25.4.2005 tarihleri arasında geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen eksik sürelerinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde geçen ve kuruma bildirilen süreler yönünden hukuki yarar bulunmadığından bu sürelerin yeniden tespitine yer olmadığına, Kuruma bildirilen süreler dışında 05/12/1999-31/12/1999, 06/12/2000-31/12/2000, 06/11/2001-31/12/2001, 01/12/2002-31/12/2002 ve 01/02/2005-25/04/2005 tarihleri arasında asgari ücret ile davalı işveren yanında çalıştığının tespitiyle, fazla isteminin reddine karar verilmiştir.
Gerçekten, davacının, işyerindeki çalışmaları işe giriş bildirgelerine, aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Öte yandan işe giriş bildirgesi ve bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalıya ait kireç ocağı işyerinde 1.4.1999, 1.9.2001 ve 21.3.2002 tarihlerinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgelerinin Kuruma verildiği, davacının davalı şirkete ait 1256 nolu işyerinde 1.4.1999-4.12.1999, 1.4.2000-5.12.2000 ve 1.3.2001-31.8.2001, tarihleri arasında, davalı şirkete ait 2106 nolu işyerinden 1.9.2001-5.11.2001 ve 21.3.2002-30.11.2002 tarihleri arasındaki ve yeniden 1256 nolu işyerinden de 1.4.2003-31.12.2003 ve 1.5.2004-31.1.2005 tarihleri arasında çalışmalarının bir kısım ayda 30 günden az olacak şekilde Kuruma bildirildiği, 1999-2004 yılları arasına ait ücret bordrolarının dosyaya sunulduğu, hüküm altına alınan sürelerle ilgili olarak, 1999,2000 ve 2001 yılları Aralık ayı ücret bordrolarında davacı imzasının bulunduğu 2002/Aralık ayı ve 2005 yılı ücret bordrolarının bulunmadığı, bordro tanıklarının davacının çalışmasının mevsimlik olup her yıl Mart-Nisan aylarında başlayıp Aralık ayı sonlarına kadar sürdüğünü beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Somut olayda ücret bordrolarının verilmediği 2002 yılı Aralık, 2005 yılı Şubat, Mart, Nisan aylarındaki eksik çalışmalarının tespiti yönünde verilen karar yerinde ise de, imzalı ücret bordrolarında geçen ve Kuruma bildirilen sürelerin dışındaki çalışmaların tespitine karar verilmesi hatalı olmuştur
Yapılacak iş, davacının davalı işyerinde geçen çalışmaları nedeniyle düzenlenen ve davacının imzasını içeren 1999,2000 ve 2001 yılları Aralık ayı ücret bordrolarına geçmiş sürelerin dışındaki sürelerle ilgili olarak istemin reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 8.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.