YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1834
KARAR NO : 2010/1444
KARAR TARİHİ : 15.02.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 15/08/2001-25/09/2005 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 15.8.2001-25.9.2005 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma asgari ücret üzerinden bildirilen çalışmalarının 16.3.2005 tarihindeki aldığı 7.500,00 TL net ücretin, asgari ücrete oranlanarak bildirilmesi gerektiğinin tespiti ile işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının 15.8.2001-25.9.2005 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının asgari ücretin 25,17 katı olarak Kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine, işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmiştir..
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının hizmet cetveline göre davalı işyerinde 15.8.2001-25.9.2005 tarihleri arasında geçen çalışmalarının asgari ücret üzerinden Kuruma tam olarak bildirildiği, ücret bordrolarının istendiği halde dosyaya sunulmadığı, işveren yetkilisi tarafından İş Bankasına verilmek için düzenlenen 16.03.2005 tarihli yazıda davacının fabrika müdürü olduğu, 7.500,00 TL ücret aldığı, kredi almasında engel bir durum bulunmadığının yazılı olduğu, 25.9.2005 tarihli ibranamede davacının 15.8.2001 tarihinden beri davalı işyerinde üretim sorumlusu olarak asgari ücretle çalıştığını fazla mesai yapmadığını ve alacağı bulunmadığını işten kendi rızası ile daha iyi şartlarda çalışmak ve kendi adına iş kurmak için ayrıldığını bildirip imzaladığı bu belgeyi, yargılama sırasında gerekçe göstermeden kabul etmediğini bildirdiği, bilirkişi 10.12.2007 tarihli raporunda davacının davalı işyerinde aylık net 7.500 TL çalıştığı bu miktarın asgari ücretin 25,17 olduğunu belirterek hesap yaptığı, daha sonra verdiği 4.8.2008 tarihli raporda ise bu oranın hatalı hesaplandığını belirtip bu defa davacının asgari ücretin 15,34 katı ile çalıştığının tespiti ile işçilik alacakları hesabı yaptığı anlaşılmaktadır .
Somut olayda uyuşmazlık davacının davalı işyerinde asgari ücret üzerinden çalışıp çalışmadığı konusunda toplamaktadır. Mahkemece davalı işyerinden davacıya yapılan ödemelere ait kayıtlar getirtilmeden, tek başına ücretin kanıtlanmasına yeterli olmayan işverenin kredi almak için işçisine bankaya sunulmak üzere verdiği belgeye dayanarak sonuca gidilmesi ve kabule göre de bilirkişinin bu belgede yazılı olan 7.500,00 TL ücrete göre davacının asgari ücretin 15.34 katı oranında çalıştığını bildirdiği halde hatalı hesaplanan 25,17 katı oranının esas alınarak bu oranın da SSK ‘na bildirilmesi gereken tavan ücreti geçip geçmediği denetlenmeden karar verilmesi isabetsiz olmuştur Yapılacak iş, davacının davalı işyerinde fabrika müdürü olarak asgari ücret düzeyinde bir ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmeyeceğinden, davacıya işyerinden yapılan ödemeleri gösteren imzalı ücret bordroları getirtilmesi , ücret bordrolarında asgari ücretin yazılı olması durumunda bordroların fabrika müdürü olarak davacı tarafından tanzim ettirilip imzalanması söz konusu ise davacının yüksek ücret iddiasına karşı ne sebeple asgari ücret üzerinden gösterildiğini açıklattırılıp bu husus dikkate alınarak, maaşların banka aracılığı ile ödenmesi durumunda ise ilgili bankadan uyuşmazlık dönemine ait hesap ekstresi getirtilip gerçek ücretin belirlenmesi, ücret ödemelerine dair bir kayda ulaşılamadığı durumda davacının işi, yaşı, eğitim durumu, mesleki kıdemi belirtilerek uyuşmazlık konusu dönemde kıdem ve tecrübesine göre emsal işi yapanların aldığı ücretin ilgili meslek odası ve kuruluşlardan sorularak, belirlenecek ücretten SSK bildirilmesi gereken ücretin tavan ücreti geçmeyecek şekilde uzman bilirkişiye hesaplattırılarak sonuca gidilmesi gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılardan ……A.Ş. ye iadesine, 15.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.