YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2318
KARAR NO : 2010/3811
KARAR TARİHİ : 05.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yurtdışında başlayan 1.11.1982 tarihinin 506 sayılı Yasa uygulamasında başlangıç tarihi olarak kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının Almanya’da 1.11.1982 -31.12.1982 ile 1.1.1983-15.12.1983 tarihleri arasında geçen çalışma sürelerini 3201 sayılı Yasa gereğince borçlanabileceğinin ve sigortalılık başlangıç tarihinin Almanya’da çalışmaya başladığı 1.11.1982 tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan,3201 sayılı Yasa’nın 1. maddesinde, “(Değişik madde: 17/04/2008-5754 S.K./79.mad) Türk vatandaşlarının yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.” hükmü getirilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 1.5.1966 tarihinde doğduğu ve 18 yaşını 1.5.1984 tarihinde doldurduğu borçlanılmak istenen çalışmanın davacının 18 yaşını doldurmadan önce yaptığı anlaşılmaktadır.
Davacının 18 yaşını doldurmazdan önce Almanya’da geçen çalışmalarını 3201 sayılı Yasa’nın 1. maddesi gereğince borçlanabilmesi mümkün olmadığından mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.